Dr. Oz’den Tavsiye


 

Eger idrariniz 2 numaradan koyuysa daha fazla su icmelisiniz. 

 

 

 

 

Reklamlar

Emziren anneler için guvenli bitkiler


 

Bogurtlen  yapragi ve Kusburnu cayi: C Vitamini, ureme organlarini toparlayici ve sut yapici

Rezene cayi: mide agrisi, kramplar, gaz için (Rezene yagi koklanmamali) –az miktarda dengeli icilmeli-

Isirgan otu: Demir orani yuksek, enerji veriyor ve kani temizliyor.

Serbetci otu: Sut salgisini cogaltir, anne ve bebegi rahatlatir ve sakinlestirir.

Ozelikle sinir sistemini etkileyen alkaloidli bitkilerden kacinilmalidir.

20 damla, gunde uc kere olmak uzere kullanilir tincture yapilirsa.

 

Anne sutundeki kimyasallar %1-2 civarinda bebege gecer. Emziren anneler yeteri kadar uyumali, dinlenmeli, dengeli beslenmeli ve bol sivi almalilar. TAbi ki saglikli sivilar, siyah cay, kahve, gazli iceceklerden kacinmalilar.

Emzirme doneminde olusan bas agrilari icin adet doneminizden bir hafta once butun hayvansal gidalari kesin.

Gunluk 500 mg. magnezyum takviyesi yapin ve ictiginiz sivi ozellikle su miktarini artirin. Bitki caylarini daha az ve dengeli tuketin.

 

Kozmik (Matrix) bilinç ve kozmik bio enerji by Raji khan


Kozmik (Matrix) bilinç ve kozmik bio enerji

Yaşadığımız çağ bir enerji çağıdır. Peki bu çağa uymak ve enerjimizi arttırmak için neler yapmamız gerekir? Daha güçlü olan ruh enerjimizi nasıl ön plana çıkarabiliriz? İnsan bilinç ötesine (Astral Beden ile seyahat) nasıl geçebilir?
Bu sorulara bir cevap bulmak istiyorsak, öncelikle bilmemiz gereken şey İnsan’ın bir Kozmik enerji olduğu gerçeğidir.
Sonsuz ve genişleyen uzaya: “Makro Kozmos” adı veriyoruz. Bir de insan ruhunda mevcut olan enerji uzayları vardır ki buna da: “Mikro Kozmos” adı verilmektedir. Makro Kozmos’da var olan tüm mevcudiyet ve bilgi, Mikro Kozmos’da da vardır. İşte insan’ın en büyük özelliği bu kozmik bilgiye sahip olmasıdır. Yani insan, sonsuzlukda bir noktadır, fakat aynı zamanda da kainatın efendisidir.
Modern bilim, insan organizmasının sadece moleküllerden oluşan fiziksel bir yapısının olmayıp, tam tersine insan’ın tüm evrende olduğu gibi onun da bir enerji alanına (Mikro Kozmos Enerjisi) sahip olduğunu doğrulamaktadır. İnsan sadece fiziksel bir beden olarak yaratılmamış, aynı zamanda insana bir Ruh enerjisi verilmiştir. Yani bizler, enerjiden ibaretiz ve sürekli hareket halinde olan Mikro ve Makro enerji denizinde yaşıyoruz ve balık misali bu enerjinin içinde yüzen enerji varlıklarıyız.



Enerji; kendini madde olarak değil de hareketle gösteren bir kuvvettir. Herkesin kabul edeceği gibi görünmese de, gerçek olan bir kuvvet vardır ve bu kuvvet enerjidir. Bu noktadan hareketle evrende bulunan yegane şeyin, aslında “enerji” olduğunu söyleyebiliriz. “Einstein’ın izafiyet teorisinin” önemli sonuçlarından biri de, enerjiyle maddenin, birbirinin yerini tutabileceği kabulüdür.
İnsanda mevcut olan Enerji Alanı (Aura; canlıların etrafını saran enerji ışınları) bedenin koruyucu “enerji katmanıdır”. Enerji Alanını, vücutta enerji noktaları (7 adet chakra) oluşturur. Bu fizik dışı bedene “Astral Beden” denir. Astral beden zaman zaman fizik bedenimizi terk edebilir. Buna da “Astral Seyahat” denir. Bilimin ilerlemesiyle birlikte sahip olunan teknoloji ile Batılı araştırmacılar insanda var olan bu enerji alanlarını inceleme ve ölçme imkanı bulmuşlardır. Önceleri gizemli olan bu olay şimdi bilim dünyasında görüntülerle yerini almaya başlamış ve hatta etrafa yaydığımız bio enerjinin resimleri bile çekilmiştir.
Bedendeki ve ellerdeki “enerji akış noktaları” yani chakralar, bizlere ilahi bazı işaretleri hatırlatmaktadır: 7 Enerji Merkezi, 7 kat sema (cennetler); 7 hayati noktada 7 hayati salgı bezi gibi…
Doğada mevcut olan şekilleri ve insanların çizmiş oldukları motifleri inceleyecek olursak, 7 ‘nin sırrının hemen hemen her yerde mevcut olduğunu görürüz. Kar taneleri, çiçekler, kilim motiflerimiz, çini süslemeler, Camilerin içersinde mevcut olan İslam motiflerinde hep bu 7 enerji merkezleri işlenmiştir.
Mesela, kristallerden yansıyan 7 rengin insana müspet etkileri vardır. Camdan bir fanus, kristal prizma şeklinde yapılır ve altına bir traş bıçağı konursa bu bıçak, ömür boyu kullanılabilir. Jilet hiçbir zaman paslanmayacaktır. Piramitlerin içindeki cesetler işte bu sır yüzünden çürümemiştir. Binaların tepesi piramit şeklinde olsa insanların ömürleri uzayacaktır. Cam kristallerde saklanan sular, şerbet ve gıdalar çok özellikler kazanırlar ve şifa verirler.


Camilerin içinde de kristaller mevcuttur. Osmanlı dönemi camilerinin içinde mevcut olan kristallerin yönleri ve şekilleri tesadüfi değildir. Camilerin üstünün kubbe şeklinde olması, kozmostan gelen enerjinin o yuvarlaktan içeri girmeleri ve camidekilerin huzurlu olmasını sağlamak için yapılmıştır.
Kristaller şekline, yönlendirilmesine göre canlı cansız her şeyi etkileme gücüne sahiptirler. Bu da onun tedavi edici bir özelliği olmasından kaynaklanmaktadır. Kristal taşlı yüzüklerde bulunan enerji de insan sağlığına etki etmektedir. Oturduğunuz yerde başınıza piramit bir şapka veya yuvarlak köşeli bir örtü ile örtmek sizin “enerji boyutunuz”da yüksek bir farklılık ortaya çıkaracaktır.
İnsanların saçlarının anten gibi, başının da yuvarlak ve kubbe gibi olması Yaratıcı’nın planının çok ince düşünülmüş, insanlığa ibret dersi verecek bir parçasıdır. İşte aslında İslamiyetde ve diğer dinlerde başı örtmek bu kozmik enerjiyi toplamak içindir. Çünkü insanda bulunan en önemli ve hassas chakra başıdır. İşte bu yüzden Yunus Emre: “Ayak idik, Baş olduk, uçtuk Elhamdulillah” demiştir.
Makro Kozmostan gelen ve orada daima mevcut olan bio enerji; yeryüzünde bulunan insan organizmasının hücrelerine, bitki tohumlarına, yani çevremizde bulunan bütün canlılara “moleküler” seviyede etki etmektedir.
Sonuç olarak, insan ancak ruhen maneviyata erişebilir ve yine ruhu ile gerçek dünyayı, doğayı, Allah’ın yarattıkları üzerinde düşünme iradesi bulabilir. Huzurlu bir dünya ve insanlık için “Yaratıcı Güç”le, düşünce gücümüzle vicdanımızı bağlantılandırıp, oluşturulan bu rabıtanın kopmamasını sağlayarak huzurun artmasını temin edebiliriz. Bunun için de her daim Allah’a bağlı olmak ve O’nun yüce iradesine sığınmak gerekir. Buna tasavvufta İlm-i ledun ve ilahi aşk ile Akl-ı Kül’e bağlanmak denir.
Akl-ı Kül olunca “Kamil İnsan” mertebesine ulaşırız ve o zaman her daim mevcut olan kozmik enerjisini (Bio Enerji) hissetmek mümkün olacaktır. “Kamil İnsan” mertebesinde olmak demek, ruhen Allah’a yakınlaşmak demektir. O her daim bizlerledir ve bize şah damarımızdan bile daha yakındır. Bunu hissederek sonsuz güce erişebilir ve hatta beden beynimizden çıkarak, gerçek manevi ilmin mevcut olduğu Kozmik Ruh enerjisine (Matrix) sahip olabiliriz. İşte o zaman insan, hakikat mertebesine ulaşmış olacak ve ana bilgisayar “Levh-i Mahfuz”da mevcut olan sınırsız bilgi insana verilecektir. Her daim huzur bulmak için tek yapmamız gereken şey bu kozmik enerjinin bir parçası olarak yaşamaktır. Ruhen var olmayan bir boşlukta yaşarsak bu bahsettiğimiz Kozmik Bilinç ve bilgi bizlere verilmeyecektir.

 

Sevgili Raji’nin yeni blogunu takip etmenizi tavsiye ederim.

http://piremre.wordpress.com/

Bireysel Öz-Güven Testi


 

  1. Kendinize karşı güvensizlik duyguları hissediyor musunuz?
  2. Doğru veya iyi yaptıklarınızdan çok hatalarınıza ve başarısızlıklarınıza odaklanıyor musunuz?
  3. Yaptıklarınızla veya nasıl göründüğünüzle ilgili mükemmel hissetmediğiniz için kendinizi diğer insanlardan daha az ya da yeteri kadar iyi olmadığınızı düşünüyor musunuz?
  4. Başkalarının sevgisini ve saygısını kazanmak için daha fazla şeyler yapmanız, daha fazla olmanız ya da daha fazla verici olmanız gerektiğine inanıyor musunuz?
  5. İçinizde sürekli size yanlış yaptığınızı söyleyen eleştirel bir iç sesiniz var mı?
  6. İşinizde, okulda, sporda kendinizi sürekli performansınızla ilgili eleştiriyor musunuz?
  7. Başkalarıyla olan etkileşiminiz hakkında kendinizde kusur bulmaya meyilli misiniz? Örneğin; sık sık yanlış şeyler söylediğiniz için veya başkalarının yanında daha farklı davrandığınız için yakınıyor musunuz?
  8. Kendinizi basarîsiz olarak mı hissediyorsunuz? –hayatınızda, kariyerinizde, ilişkilerinizde?
  9. Mükemmeliyetçi misiniz?
  10. İyi şeyleri hak etmediğinizi mi hissediyorsunuz? Basarîli ve mutlu olduğunuz zaman endişeli mi hissediyorsunuz?
  11. İnsanların gerçek sizi tanırlarsa sizi sevmeyeceklerinden korkuyor musunuz? İnsanların sizi dolandırıcı olarak bulacaklarından korkuyor musunuz?
  12. Dalga geçildiğiniz, alay edildiğiniz için çoğu kez utangaç ya da rahatsız hissediyor musunuz?
  13. Kendinizi çoğu kez başkalarıyla karsılaştırıyor musunuz ve sonuçta eksik mi buluyorsunuz?
  14. Aynaya bakmaktan çoğu kez kaçınıyor musunuz ya da iyi olduğunuzdan emin olmak için sık sık aynaya bakma eğilimi mi gösteriyorsunuz?
  15. Aynaya baktığınızda gördüğünüz sizden hoşnutsuz musunuz? Kendinizden çok nadir mi memnun oluyorsunuz?
  16. Görüntünüz konusunda kendinizi çok mu düşünüyorsunuz ya da utangaç mısınız?
  17.  Yeme bozukluğunuz var mı- dürtüyle yapılan aşırı yeme, kusma, sürekli diyet yapma ya da kendini aç bırakma veya anoraksıya gibi-?
  18. Kendinizi rahat hissetmek ya da sosyal ortamlarda kendinizi daha az takip etmek için alkol ya da başka maddelere başvuruyor musunuz?
  19. Eksik diyet, az uyku, az veya çok fazla egzersiz ile kendinize iyi bakmakta zorlanıyor musunuz?
  20. Sigara içerek, alkol ve uyuşturucu maddeleri suiistimal ederek kendinize karşı zarar verici davranışlarda bulunuyor musunuz?
  21. Kendinizi bilinçli olarak ve isteyerek zarar verdiniz mi? Kendinizi kestiniz mi?

 

Bu soruların besinden çoğuna ‘evet’ cevabi verdiyseniz kendi öz saygı ve güveninizi artırmak için önlemler almalısınız.  Bu sorulardan birine bile ‘evet’ cevabi vermek aslında sağlıklı olmayan duygusal bir durumu temsil etmektedir. Yetiştiriliş tarzınız veya hayattan algıladığınız mesajların tersine olması sebebiyle iç sesinizle olan bağlantınızı kaybetmiş olmanızdan kaynaklanabilir bu durum.

 

Unutmayın kendinize olan güvenin seviyesi hayatimizin her alanını etkiler. Kendimizi nasıl algıladığımızı ve diğerlerinin bizi nasıl algıladığını ve sonuç olarak size nasıl davrandıklarını etkiler. Verdiğimiz kararları etkiler, bu kariyerinizden tutun da arkadaşlık ve ilişkilerinize kadar.  Başkalarıyla nasıl geçindiğimizi ve ne kadar üretici olduğumuzu etkiler, ayrıca yeteneklerimizi nasıl ve ne kadar kullanabildiğimizi de. Bir şeylerin değişmesi gerektiğinde ihtiyacımız olan hareket geçme dürtümüzü etkiler ve yaratıcılık kabiliyetimizi.

 

Beverly Engel’in ‘Healing Your Emotional Self’ kitabindan ceviridir.

Başmelek Mikail’den Mesaj LM-7-2011


Başmelek Mikail’den Mesaj LM-7-2011

“YÜKSELİŞ İŞLEMİ”

Ronna Herman kanalıyla aktarılmıştır

Sevgili üstatlar, her şeyden önce YÜKSELİŞİN NE OLMADIĞINI açıklığa kavuşturmak istiyoruz. Şu andaki evrim durumunuzda, fiziksel bedenin yükselişi yalnızca insanlığın yüksek bilincin sonraki seviyesine yükselişi için yolu açmış olan birkaç çok ileri avatar için mümkündür. Birçok harika avatar ve melek alemi ile birlikte sevgili Jeshua bu olağanüstü süreç için zemin hazırladı ve Yaratıcı Işığın Kozmik Tohumlarını ekti.

Bu zamanda fiziksel bedende yükselmek için, fiziksel bedeninizin İlahi Işık frekanslarına dönüşümünü tamamlamalıydınız ve Ruhsal Şarkınızın armoniklerini beşinci boyutun en yüksek planlarının ve üstünün armoniklerine yükseltmeliydiniz. Tek bir ömürde üçüncü/dördüncü boyut fiziksel bedenin yoğunluğunu Işığın beşinci boyut bedenine dönüştürmenin mümkün olduğunu sanmak hayaldir.

Sizler, öncüler, Yıldız Tohumları, 2,000 yıldan fazla bir süre önce Dünyaya ekilmiş olan yükseliş Tohumlarını aktive etmek için Işığın Adamantine parçacıklarını, yakıtı sağlıyorsunuz. İnsanlık bir arınma aşamasında, bilincin daha büyük genişlemesine hazırlıktadır, bu Dünyayı süpürürken ve sonuç olarak üssel olarak hızlanırken çok daha fazla sayıda Ruhu etkiliyor.

Evrimsel değişimin şu andaki aşamasında, Yoldaki adayların/öğrencilerin fiziksel bedenleri Yaratıcı Işığın dönüştürücü gücüyle aşılanma sürecindedir. Yüksek bilinç hücreleri uyanıyor ve dönüşümün simyasal formülü ile birden ortaya çıkıyor. Sizler, Aurik Işığınızı azaltan ve fiziksel bedendeki tüm yanlış yaratımların tezahürüyle sonuçlanan negatif/bozulmuş titreşim frekanslarının büyük kısmını Aura alanınızdan temizleme sürecindesiniz.

Çok seviyeli bedensel yapınızın uyumlu frekanslarını bir kez daha bütünleştirebilmeniz için, hücresel bedende kilitli kalmış toksinleri salıvermeli veya arıtmalısınız. Aura Alanının negatif enerjiyle bulanık ve tıkalı olması gibi, Işık Beden hücrelerinin ışığı soldu. Tanrı Hücreleri içinizde ve etrafınızda hala mevcut; beslenme eksikliği nedeniyle zamanla bu hücrelerin sadece ışığı azaldı. Bu, sizin sürekli olarak uzun zaman periyotları boyunca kirli gıdalar ile beslenmenize ve bedeninizin zarar görmesine benzer. Ego – arzu bedeni kurnaz ve inatçıdır ve daha da fazla bedensel duyulara ve zevk ile sefaya doğru sürekli olarak dürtükler, bu çoğunlukla talihsiz sonuçlanır.

Çakra sisteminizin dönüşüne ve saflığına bağlı olarak, bedeninizin farklı bölümlerinin büyük çeşitlilikte frekans kalıpları ile rezonansta olduğunu anlamalısınız. Bütünleştirdiğiniz Yüksek Benliğinizin her seviyesinde maksimum uyum için her zaman gayret etmelisiniz ve bunun hiç bitmeyen bir süreç olduğunun farkında olmalısınız, çünkü Yaradılışın tüm seviyeleri bilincin sonraki yüksek seviyesini elde etmek için doğal bir arzuya sahiptir.

İnsanlığın dört realiteyi aynı anda deneyimlediği kavramını düşünün: fiziksel, zihinsel, duygusal ve astral. Bedeninizin ve fiziksel duyularınızın en büyük odak olduğu fiziksel/maddi dünyada, sağlık durumunuz fiziksellik dünyasında nasıl etkileşimli olduğunuzu ve deneyimden ne kadar keyif aldığınızı belirler. Bilincin daha yüksek alemlerine ilerlemeniz kademeli bir uyanış sürecidir, bu süreçte Ruhunuzun ve doğrudan Yüksek Benliğinizin/Ruh – Üstünüzün dürtmelerine/bilgeliğine uyanırsınız. Aydınlanma Yoluna adım atarken, bilinçli/düşünceli farkındalık geliştirme sürecini başlatırsınız. Öncelikle Varlığınızın fiziksel yanlarına odaklanmalısınız: fiziksel bedeniniz, çakra sisteminiz, duygusal doğanız ve zihinsel yetenekleriniz. Kademeli olarak, zamanla, Varlığınızın fiziksel Halinde birlik bilincini belirli bir derecede dengeledikçe, uyumladıkça ve bütünleştirdikçe, yüksek dördüncü boyutun üst realitelerinin/beşinci boyutun alt realitelerinin titreşim kalıplarına, bilgeliğine, niteliklerine ve yeteneklerine erişmeye hazır olursunuz. Bu, bizim bazen Bilinçte Yükseliş adını verdiğimiz temel süreçtir. *[Ruh – Üstü (Over – Soul): Yüksek Benliğin Ruh Yıldızında (8 nci çakra) bulunan fasedi, veçhesi]

Fiziksel, zihinsel ve duygusal bedenlerinizin tam, özgün kopyasını içeren Eterik bir Bedene sahipsiniz. Öldüğünüz veya bedeninizi terk ettiğiniz zaman Gümüş Kordon kopar ve siz fiziksel bedeni tamamen boşaltırsınız, fiziksel beden hemen çözünmeye başlar. Kalan şey, astral, duygusal ve zihinsel maddeden oluşan süptil beden kabuğudur, Ruhun bilinçli farkındalığın sonraki seviyesine ilerleyebilmesi için bu astral, duygusal ve zihinsel maddeler çözünmelidir. Uyanmamış Ruhların Yoğun Bakım Üniteleri adı verilebilecek yerlere nasıl götürüldüğünü daha önce açıklamıştık, burada yanlış nitelendirilmiş enerjinin negatif kabuğu tamamen dönüştürülünceye kadar, Yaratıcının Sevgisi/Işığı her Ruhun Aura Alanına sürekli olarak yayılır.

Ancak, ölüm/geçiş, yaşam – sonrası sürecin radikal şekilde değiştiğini anlamanız önemlidir. Artık Ruhlar Dünya’da yeniden enkarne olma sıralarını beklemek için yoğun astral planlara gitmiyor. Eğer siz Ruhsal Şarkısı dördüncü boyutun yüksek seviyeleri/beşinci boyutun alt seviyeleri ile tınlayan Kendinin-bilincinde olan bir insan iseniz, her şeyin arkanızda bıraktığınız realiteye çok benzer göründüğü, sadece daha büyük, daha güzel ve daha sevinçli, sevgi dolu ve huzurlu olan uygun plana otomatik olarak götürülürsünüz. Cennet alemlerinin Kapılarından tamamen farkında olarak geçersiniz. Geçmiş yaşamınızı bir gözlemci olarak gözden geçirirsiniz ve size yakın olanlara ve sevdiklerinize hoşça kal diyebilirsiniz; ancak onlar sizin yakın Ruh ailenizin üyeleri olmadığı sürece geri plana düşerler.

Yine, yansıttığınız veya tınladığınız frekanslar, hangi boyuta veya alt – plan boyutsal seviyeye götürüleceğinizi ve erişebileceğiniz kozmik bilgiseviyelerini belirler. Aura Alanınız,  Eterik/Astral Bedenlerinizi çevreleyen bir pelerine benzer ve bu ya bir Işık pelerinidir ya da birçok geçmiş yaşam deneyimlerinizde biriktirmiş olduğunuz negatif, uyumsuz enerji örtüsüdür. Sizler enerji birimlerinden oluşursunuz: zihinsel, duygusal, fiziksel, astral ve ruhsal. Güçlü bir enerjinin, orijinal İlahi Bilinç Kıvılcımının yaratımı olduğunuz gerçeğini öğrenmeli ve kabul etmelisiniz. Kendinin bilincinde olan bir birlikte yaratıcı olarak, sizler ayrıca kendi güçlü düşünceleriniz, eylemleriniz ve niyetleriniz ile bir enerji yöneticisisiniz.

Sizler bir enerji hortumu içinde var oluyorsunuz: ya Temel Yaşam Gücü maddesinden, alt boyutların yarı – spektrumlu Işığından veya bilincin yüksek alemlerinin Yaratıcı Işığının Adamantine Parçacıklarını kapsayan enerji güçleri. Zihinsel durumunuz ve duygusal doğanızın niteliği veya tınısı yaratıcı uğraşlarınızın sonucunu belirler. Bir birlikte yaratıcı olarak, yaratıcı fikirlerinizi/düşüncelerinizi biçimlendirirsiniz, sonra düşüncelerinizin ve eylemlerinizin sonuçta tezahür eden ifadesini deneyimlemek zorundasınız – Evrensel Yasalar.

Kozmik enerji güçlerinin etkili bir yöneticisi olmak üzeresiniz. Bilinçli bir gözlemci olun ve kendinizi ayırmayı, tarafsız olmayı uygulayın. Başkaları tarafından yaratılan negatif enerji vorteksine kapılmanıza izin vermeyin. Kutsal enerjinizin yöneticisi olarak sağlam ve kontrolde durmayı öğrenin. Başkalarının dinginliğinizi ve uyumlu doğanızı rahatsız etmelerine izin vermeyin. Ancak, lütfen hatırlayın, nadiren insani duygularınız olduğunda, durun ve derin bir nefes alın, uyumsuz enerjileri dönüştürmek ve çözmek için Mor Alev gönderirken merkezinize geri dönün. Bazen Kendinizi yargılayarak çok acımasız oluyorsunuz. Mükemmellik beklenmiyor, sevgili kalpler.

Yüksek ruhunuzun, Yüksek benliğinizin ışıması kademeli olarak fiziksel ve duygusal bedenlerinize nüfuz ediyor, birikmiş olan negatif, astral kirlilikleri kademeli şekilde salıveriyor. Tüm İnsanlığın Ruh-Üstünün birleşik Işığı, geçmişte “kollektif bilinç” denen, insanlığın negatif düşünce kalıpları olan, astral planların kirlenmiş, bozulmuş titreşim kalıplarını çözüyor. Sevgi, dinginlik ve sevinç Ruh-Üstünün asıl nitelikleridir. Çoğu insanın düşünceleri genelde gelişigüzeldir ve odaksızdır. Beyin dalgalarınızın frekanslarını azaltmak veya bilincin Alfa Halini sürdürmeyi öğrenmek devam eden düşünce süreçlerinizin keskin odağını sağlar ve bilinçaltı zihne berrak talimatlar verir. Alfa Üstatlığı teknikleri mükemmel ve güçlü bir alettir. Bilinçli düşünen zihniniz idrak eder, kavrar; ama gelen bilgiyi işleyen ve eyleme geçen bilinçaltı zihninizdir. Alfa Üstadı olmak ve bilincin doğru Alfa seviyesini sürdürmek, bilinçaltı zihniniz ile konuşmanızı ve etkileşim kurmanızı sağlar. Derin, içgüdüsel içsel zihniniz ve Kutsal Zihniniz ile direkt iletişim kurma yeteneğini geliştirirken, bu irade gücünün ötesine ilerler. Hedeflerinize ulaşmak için kendinizi doğal olarak en iyi kararları alırken ve doğru eylemi yaparken bulursunuz.

Yükseliş süreci, Ruhsal Benliğiniz, fiziksel Benliğinizin yöneticisi olarak doğru pozisyonuna yeniden başladığı zaman başlar. Bu sanki mükemmel Adem/Havva Kadmon Işık Bedeninizin mavikopyasını içeren DNA’nızın içinde bir kontak anahtarının açılmasına benzer. Bütünleştirmeye başladığınız Işığın yüksek frekansları ile bir seri saklı kodlamalar aktive olur. Bu Işık titreşim kalıpları, bedensel formdaki tüm hücreleri ve organları etkileyecek olan renk ve armoniklerin belirli kodlamalarını içerir. Kademeli olarak, hücreler Işığı emmeye ve metabolize etmeye başlar ve bu Işık – taşıyan hücreler tüm fiziksel bedene nüfuz etmeye ve onu etkilemeye başlar.

Sonra bedende depolanan toksinlerin, duygusal travmaların, acı verici anıların ve deneyimlerin yüzeye çıktığı, çoklu rahatsız edici fiziksel semptomları yarattığı dönüşüm işlemi başlatılır: bedenin çeşitli bölümlerinde ağrılar, grip benzeri semptomlar, baş ağrıları, sersemlik, kafa karışıklığı, geçici hafıza kaybı vs.

Aura Alanının yeniden yapılandırılmasının sonraki seviyesi duygusal bedeni ve bilincin astral planlarını kapsar. Fiziksel bedeniniz evrimleşirken, Işığın daha da çok saf frekanslı hücrelerini bütünleştirme yeteneğine sahip olur. Dördüncü boyuta ait realiteniz parçalanmaya başlar ve illüzyon dünyanız bozulur ve karışık hale gelir. Dini inanç yapınız çökmeye başlar, incinebilir hissedersiniz, rehberlik veya yön hissetmezsiniz. Bu noktada Yüksek Benlik birleşmesi vardır, bu birleşmede Ruh Yıldızında (Sekizinci Çakra) bulunan Yüksek Benliğinizin Ruh – Üstü fasedi, Kutsal Zihninize, Kutsal Kalbinize ve tüm çakra sisteminize yüksek frekanslı Işık paketlerinin impalslarını (darbelerini)/ışınlarını göndermeye başlar. Bu ışınlar sezgisel yeteneklerinizi aktive eder ve ayrıca gerçekte kim olduğunuzun daha büyük anlayışı için çok önemli bilgileri içerir ve içinizde İlahi Hoşnutsuzluğu aktive edebilir.

Elmas Çekirdek Hücreniz şimdi daha da fazla Tanrı Işığını bütünleştiriyor, bu da Kutsal Kalp Özünüzdeki Tanrı Bilinci Işınlarının gücünü aktive ediyor ve artırıyor. Bu işlem İlahi Mavikopyanızın içinde programlanır ve ayrıca DNA’nızda kodlanır. Şimdiye kadar, hücreleriniz ana enerji kaynağı olarak Işığa tepki vermeye başladı. Bu, Yoldaki adayların sık sık diyetlerini daha az yoğun olan besinlere radikal şekilde değiştirmelerinin ana nedenidir, çünkü onların fiziksel ve duygusal bedenleri Işığın Adamantine Parçacıkları – tanrıların gıdası – ile doymaya başlıyor.

Saf Işık alemlerine daha da derin girerken, fiziksel duyular güçlenebilir ve renk ve ses farkındalığınız artabilir. Fiziksel duyuların artması, Aurik Alanınızdaki hücrelerin binlerce yıldır birikmiş olan yoğun, kısıtlayıcı enerjiyi temizleme görevine başlıyor olması anlamına gelir. Duyuları körelten ve insanlığı esarette tutan sisli hapishane Işık hücrelerinde yıkanıyor, bu da daha fazla Ruh, içlerindeki İlahi potansiyele uyandıkça Aurik Alanın daha fazla ışıltılı olmasıyla sonuçlanacak. Tüm insanlık için tasarlanmış olan orijinal Işık beden formunu geri kazanmak için, fiziksel beden Canlı Işığın dönüştürücü etkileriyle kademeli olarak yeniden tanıştırılmalıdır.

Sevgililer, gözlerinizi bu zamanda Dünyada yaygın olan kaos ve yıkıma çevirmeyin. Her günü Kutsal Kalbiniz/Solar Güç Merkezinize merkezlenmiş olarak yaşayın, böylece fiziksel bedeninize maksimum miktarda Yaratıcı Işığı bütünleştirebilirsiniz ve sonra bu değerli armağanı Dünyanın çekirdeğine ve form dünyasına gönderebilirsiniz. Dünya üzerindeki Dünya Hizmetkarlarının birleşik çabalarının fark yarattığını bilin. Bizler yadsınamayacak olan daha büyük iyiliğin gücüyüz. Ben ebediyen sizin sadık muhafızınız ve koruyucunuzum.

Ben Başmelek Mikail’im.

(Çeviri: Saffet Güler)

 

www.ronnastar.com

Detoks Diyet


 

12 günlük diyetin %80 Alkalin yapılı, %20’si ise Asit yapılı gıdalardan oluşmalıdır.

Sadece listede bulunan gıdaları tüketebilirsiniz.

Diyet süresince alkol kullanmamalısınız. Günde iki bardaktan fazla kahve yasaktır, yeşil ve bitki çaylarını dilediğinizce tüketebilirsiniz. Yemeklerinize baharat katabilirsiniz fakat ketçap, mayonez ve hazır salata sosları gibi sosları tüketmemelisiniz.

Hiçbir ekmek ve unlu mamulleri tüketmeyeceksiniz. (ekmek, börek, çörek, kraker, kek, pasta, makarna, beyaz pirinç yok.)

Tereyağı haricinde hiçbir süt ürünü yok. (Süt, peynir, yoğurt yok)

Tropik meyveler yok. (ananas, Hindistan cevizi gibi)

Detoks diyet boyunca bedensel sisteminizi tıkayacak, engelleyecek hiçbir gıda alınmamalı.

Unutmayın Dünya nüfusunun %95’sinin günlük diyeti bu şekildedir. İnsanlık tarihinin %99’su bu tür diyetle beslenmiştir ve bugünkü diyetimizi ziyafet olarak algılarlar.

Değişik kültürlerin tariflerini deneyerek yeni tatlar tadabilirsiniz.

Listedeki gıdalardan özellikle Alkalin yapılı gıdalardan istediğiniz kadar yiyebilirsiniz.

Fermente gıdaların hiçbirini yiyemezsiniz. (Bira, şarap, sirke, soya sosu, siyah çay yok)

Üzerinde doğal maya olan gıdaları yiyemezsiniz. (Mantar, üzüm, kuru üzüm ve portakal gibi)

Şeker ve kurutulmuş meyvelerde yasak. Çünkü maya bu maddelerle daha çok büyümektedir.

Tatlı meyveleri olabildiğince az yemelisiniz. (Muz, ananas, kavun yok)

Elma, armut, şeftali, erik ve çilek, ahududu gibi meyveler uygundur.

Meyve suyu yok. Ancak kendiniz sıkarsanız uygun. Havuç, pırasa, maydanoz gibi bitkilerin suyunu sıkarak içebilirsiniz. Fakat yarım bardak doldurup, diğer yarısını su ile seyrelterek tüketin. Taze zencefil ekstra baharat ve tat katar.

Yeterli miktarda su içtiğinizden emin olun. Vücudunuzdaki toksinlerin atılımında en büyük yardımcınız sudur. Su için.

Et olarak tercihiniz balık ve tavuk olsun, kırmızı et asit yapılı olduğundan günlük diyetinizin %20’sini aşmamalıdır.

 

ProteinlerAsit Yapılı Yiyecekler

%20

NişastalarAlkalin Yapılı Yiyecekler

%80

Doyurucu GıdalarNötr Yiyecekler

%80

En çok tavsiye edilen:Balık (%20’yi geçebilirsiniz.)

Diyet programınız süresince kabul edilenler:

Fasulyeler (kuru veya taze)

Kırmızı et

Kahve (sade ve günde en fazla 2 fincan)

Yumurta

Hububat (arpa, bulgur, yulaf, çavdar)

Kuzu

Mercimek

Ciğer

Kuruyemiş (Badem haricinde)

Yulaf unu, ezmesi

Bezelye

Tavuk

Kuru erik

Pirinç (beyaz)

Kabuklar ve yemişler (ay çekirdeği, kabak çekirdeği vb.)

Soya fasulyesi

Çay- (Siyah çay günde 2 bardak)

Dana eti

Buğday tanesi

Program boyunca kabul edilmeyenler:

 

Yayık ayranı

Peynir

Deniz ürünleri

Yoğurt

 

En çok tavsiye edilen:Badem

Karabuğday

Darı

Esmer pirinç

Diyet programınız süresince kabul edilenler:

Elma

Kayısı

Çilek, ahududu, böğürtlen

Kiraz, vişne

Şeftali/ Armut/ Erik

Mısır patlağı

Fırınlanmış patates

Susam çekirdeği

Soya sütü

Badem sütü

Tahin

Domates

Program boyunca kabul edilmeyenler:

Muz

Kavun

Kuru üzüm

Hurma & İncir

Meyve suları

Her türlü un

Üzüm

Bal

Arpa

Pekmez

Nar ekşisi

Makarna ve çeşitleri

Ananas

Unlu ve terbiyeli çorbalar

Tropik meyveler

Hiçbir zaman tavsiye edilmeyen gıdalar:

Şeker (beyaz veya esmer)

Kek, pasta, şeker, dondurma

Cornflakesler

Unlu soslar

Şekerli meyve suları ve asitli kola gibi içecekler

Reçeller

Yağlı kuruyemişler ve fıstık

Turtalar ve börekler

En çok tavsiye edilen:Taze soğan

Sarımsak

Zencefil

Soğanlar (pırasa, arpacık soğan vb.)

Çay ( bitki ve meyve çayları, yeşil çay)

Su

Diyet programınız süresince kabul edilenler:

Roka

Enginar

Kuşkonmaz

Avokado

Yeşil fasulye

Pancar

Brokoli

Brüksel lahanası

Tereyağı

Lahana, havuç, karnabahar

Kereviz, Mısır

Salatalık / Hıyar

Karahindiba

Patlıcan

Baharatlar (nane, kekik vb.)

Kıvırcık salata

Bamya

Yağlar (zeytinyağı, ayçiçeği yağı vb.)

Maydanoz, yeşil bezelye

Nane

Biberler

Turp

Ispanak

Dereotu

Diyet süresince olabildiğince organik gıdaları yemelisiniz.

Kaynak: Wild Rose Doğal Şifa Koleji

%d blogcu bunu beğendi: