2012 in review


WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2012 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

2012 Cannes Film Festivaline 4.329 film gönderildi. Bu blog, 2012 içinde yaklaşık 43.000 kez görüntülenmiş. Eğer her görüntülenen bir film olsaydı, bu blog 10 Film Festivaline ev sahipliği yapardı

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

Reklamlar

Adrenal Yorgunluğu Atmak İçin Yoga


Adrenal Bezler

Özellikle kronik stres adrenal bezlere, böbrek üstü bezleri olarak da bilinir, gereğinden fazla yük bindirir. Bu ne demektir?

  • Sebepsiz yere kendinizi yorgun hissediyorsanız,
  • Sabahları uyanmakta zorluk çekiyorsanız,
  • Gün içinde enerjinizi devam ettirmek için kola, kahve, çikolata veya tuzlu gıdalara ihtiyaç duyuyorsanız,
  • Enerjinizi düşük ve kendinizi stresli hissediyorsanız,

Adrenal yorgunluk yaşıyor olabilirsiniz. İnsanların %80 kadar civarı adrenal yorgunluk yaşıyor.Adrenal yorgunluk terimi 1998 yılında Dr. James L. Wilson tarafından ortaya çıkarıldı ve kronik yorgunluk yaşayan insanların belirli bir durumunu belirtmek için kullanıldı.

Böbrek üstü bezleri iki bölümden oluşur. Bir ceviz büyüklüğünde olmalarına rağmen etkileri oldukça güçlüdür. Adrenal medulanın salgıladığı hormon epinefrin yani adrenalin ve norepinefrin noradrenalin salgısıdır. Bu hormonlar kalp atışımızı hızlandırır, tansiyonu yükseltir, kaslarınızı gerginleştirir ve beyninizi aşırı uyarır. Adrenal korteks, cortisol, estrojen ve testesteron gibi hormonları da salgılar. Bedeninimizdeki her doku, organ ve salgının işlevini ayarlar ki, stresli durumlarda  homeostazı yürütür. Düşünce ve hisselerimiz de etkiler.

Adrenal bezlerinin ana görevi bedeni strese karşı korumaktır; herhangi bir kaza, hastalıktan  iş ve ilişki problemrine kadar. Bunu bedenin içsel ve dışsal maruz kaldığı tehditlere göre bedenin enerjisi kullanarak yapar. Bunu ilkel toplumlarda karşı karşıya kalınan bir tehlikeden kaçma dürtüsünde hissedebiliriz ve modern yaşamda zorlu bir patron, hava kirliliği, ailevi ve ilişkisel problemler, maddi sıkıntılar, çok az uyku, enfeksiyonlar, bedeni istismar edecek bağımlılık yapan maddeler olarak örnek verebiliriz.

Aynı zamanda adrenal bezler bedeni olumlu şekilde stres dengesini sağlamak için de kullanır. Örneğin; enflamasyonlu yani bir yara sonucu oluşan kızarıklık, şişme, ateş ve ağrı gibi semptomlar gösteren bölgede anti-enflamatör ve anti-oksidan etkiler gösteren kortizol salgılarak semptomları minimalize etmeye yardımcı olur. Özellikle orta yaşlı hanımlarda menopozdan sonra seks hormonları böbrek üstü bezlerinden salgılanan tek kaynak olur ve seks güdüsünden kilo alımına kadar etki eder.

Adrenal hormonları katabolik yapıya sahiptir yani enerjiyi kullanmak ve hücresel yapıların bölünümünde biyolojik süreçleri beslerler. Eğer adrenal bezler gereğindne fazla ve üst üste stimule olur ve arada onları dinlendirmezsek, beden yorgun düşer ve bağışıklık sistemi baskılanarak hastalıklara yakalanmaya daha yatkın hale geliriz.

Adrenal yorgunluk

Bunu önlemek için adrenal hormonları sakinleştirmeli ve anabolik hormonları aktive etmeliyiz, örneğin büyüme hormonu. büyüme hormonu hipofiz bezi tarafından ve özellikle derin uykuda salgılanır. Roger Cole, PH.D, İyengar yoga eğitmeni şu önerilerde bulunuyor:

  • Uyumadan önce ılık bir duş alın ve kahve ve siyah çay gibi kafeinli içecekleri içmeyin.
  • 15 dakikadan fazla yatakta uyanık kalmayın. Eğer uyuyamıyorsanız, yataktan kalkın ve hafif hareketler yapın, örn; bir sandalye alın ve önüne bağdaş kurarak oturup başını öne eğin, sandalyeye bırakın. Ayaktaki pozlarda ve geriye bükülmelerden kaçının.
  • Viparita Karani: bacakları duvara koyun ve belinizi bir yastıkla destekleyerek durun. Eğer bacaklarınız dik durmaktan yorulursa duvarda bağdaş kurabilirsiniz. Bu poz boyun ve üst göğüs bölgesindeki barroreceptor(tansiyon sensörlerini) uyarıyor, kalp atışını yavaşlatıyor, beyin dalgalarını sakinleştiriyor, kan damarlarını gevşetiyor, kana epinefrin salgılanmasını azaltıyor.
  • Destekli Setu Bandha Sarvangasana: Bir bolster, yastık veya üstüste koyulmuş battaniyelerin üzerine sırt üstü uzanın. Bu pozda göğüs kafesinin açılmasını sağlıyor, daha rahat nefes almamızı destekliyor ve içsel bir dinginlik yaratıyor.
  • Savasana: Derin gevşeme ceset pozu. Bu poz bütün bir gevşeme yaratıyor, kalp atışını yavaşlatıp zihni sakinleştiriyor.

Dr. Wilson’da beslenmemiz konusunda adrenal yorgunluğu yenmemiz için önerilerde bulunuyor:

  • Tam tahıllı doğal gıdalar tüketin.
  • Sağlıklı bir yağ, protein ve karbonhidrat kaynağını her öğünde paylaştırın.
  • Deniz tuzu gibi mineralli tuzları yemeğinize katın.
  • Karbonhidrat ihtiyacınızı tam tahıllı gıdalardan alın.
  • Tahılları baklagillerle veya baklagilleri kuruyemiş ve tohumlarla kombine ederek tam bir protein kaynağı yaratın.
  • 6-8 küçük porsiyon sebze tüketin, özellikle koyu renklilerinden.

Adrenal bezlerinizdeki yorgunluğu atmak için düzenli yoga yapmanız bedeniniz, zihniniz ve duygusal bedeninizi iyileştirmede harika bir yöntemdir.

Özge Şimşek

Kaynaklar:

http://www.yogajournal.com/practice/603

http://www.adrenalfatigue.org/adrenal-fatigue-diet

http://www.adrenalfatigue.org/what-is-adrenal-fatigue

 

 

Spirituel Arinma/Detoks


picc-dgefuz8-247414-500-413

21 Day Consciousness Cleanse, Debbie Ford’un kitabini okuyorum. Tezimi detoks uzerine yazdigim icin sadece fiziksel arinmadan ote ruhsal ve zihinsel arinmaninda onemini vurgulamanin gerekli oldugunu dusunuyorum.

Pek cogumuz gibi ben de kimi zaman kendimi umutsuz, mutsuz, huysuz ve melankolik hissediyorum. Bu donemlerde kendimi yargilamak cok kolay oluyor. Hayati suclamak daha da basit. 🙂 Ama sorunun bir parcasi olmaktansa cozume ulasmayi dusunmek, cozunmek gerek. O zamanlar dusundugum tum negatif seyleri bir kagida yaziyorum. Hic sansurlemeden. Bunlari yaparken sordugum bazi sorular var;

  1. Nasil hissediyorum? (Duygu durumlarim nedir?)
  2. Bunu hissetmenin bana getirisi ve goturusu nedir?
  3. Neden bunu hissediyorum?
  4. Bunu degistirmek bana yarar saglar mi? Saglarsa, bunu degistirmek icin ne yapabilirim?
  5. Bugun bunu degistirecek ne tur dusunce kaliplari yaratabilirim ve hatta nasil eylemlerde bulunabilirim?
  6. Beni amacima goturecek ve ilham verecek bir soz, bir olumlama ve mantra yazsam bu ne olurdu?

Sonra bu cevaplari yaziyorum. Gun boyunca unutuyorum elbette ve birsey oluyor, hatirliyorum. Hatirlatmaya devam ediyorum. Guzel bir bardak yesil cay yapiyorum, ailemle bir fincan kahve iciyorum. Beni mutsuz eden dusuncelerime yeteri kadar odaklandigimi bilerek beni mutlu edecek dusunceler yaratiyorum. Benim icin yazmak cok icten ve rahatlatici oluyor. Kimisi icin konusmak oyledir, kimisi icin mekan degistirmek, bir film izlemek, muzik dinlemek vs.

Siz de kendinizle bir soylesiye giriniz. Cogumuz dua ederken Tanriyla bir monologa girer. Bu sefer diyalog kurunuz.

‘Selam Tanrim, bugun icimden yazmak geldi. Kis gundonumu ve her yer bembeyaz. Kar yagdigi zaman icime donmek daha da kolaylasiyor. Sen nasilsin? Beni duydugunu biliyorum. Seninle hep konusuyorum ama bugun ben seni duymak ve dinlemek istiyorum. Bana daha once hic tanimadigim insanlarla selam gonderebilirsin, uzun zamandir elime almadigim bir kitapla konusabilirsin, her gun yedigim bir yemegin tadini yeniden aldigim zamanki sukranimi paylasabilirsin, agriyan sirtim icin yoga yaparken icime yeni dusunce tohumlari ekebilirsin. Cunku bugun kendimi dinlerken seni bulacagim. Seni dinliyorum, konus benimle lutfen.’

Emin olunuz ufak senkronizeler gerceklesebilir. Sadece acik olun, alici olun. Birakalim ruhumuz biraz dinlensin bu guzel kis gununde.

%d blogcu bunu beğendi: