İhtiyacını Besle!


 

İsveç’lilerin bir sözü var: “Bir kitabın en iyi yeri satır aralarıdır” diye…

Öyleyse kendi satır aralarımıza değinelim…

AR-160229648.jpg

İnsanın yirmili yaşları ‘başkaları ne der?’, ‘onlar ne ister?’ kaygısına bulanır ve ancak otuzlarında ‘ben ne istiyorum’ demeye başlar. İhtiyaçlarını beslemeyi yeni yeni öğrenir. Bunun için önce ne istediğini ve neyi sevdiğini keşfetme dönemine teşekkür eder. Düşünsene, önemli olan sadece ama sadece kendinle ilgili senin ne düşündüğün ve hissettiğindir ve bundan doğan ilahi bir yaratıcılıktır ödülün. Ruhun beslenmeye hazır ve artık senin yapman gereken tek şey kendine izin vermektir. Sabote etmeden zamana ve akışa bırakarak ve evrene güvenerek özgürleşmeye yürümektir. Böylesi özgürleşme kişiye özgüven pompalar fakat bu içten gelen bir yakıt olduğundan ego zedelenmeden ruh, beden ve zihin beslenir. İnsan düşündüğü şeyi konuşur o vakit. Ne kadar büyük yürekliliktir bu. Hayır, cesaret değildir çünkü korkunun dönüşümü olan cesaretin yerine sevgiden kaynaklanan büyük yüreklilik kaplamıştır. Konuşurken fark edilir hisler, hissedilince emilir dalga boyu ve asılı kalması gereken yerlerde bir rüzgar gülü gibi ruha üfler. İnsan ruhunu dışa vuracak bir sevgi çıkış yolu bulur; ister romantik, ister aileye ait, ister koşulsuz, isterse de ruhani olsun ama bulur. Akacak kan damarda durmaz derler ya, akacak sevgi de kalıplara sığmaz, taşar. Sevgi bir alış veriştir; senin ve diğerinin arasında, senin ve bir hayvan arasında veya seninle ruh arasında yapılan bir duygu aktarımıdır. Eğer bu sevginin bir mıknatıs olduğunu düşünürsek hayatı kendinize çektiğinizi de pek tabi kavrarız.

Öyleyse günde on dakika gözlerimizi kapatıp nefesimize odaklansaydık kendi ruhumuzun sesini duymak kolaylaşırdı. Eğer enerjimizi dağıtmak yerine toplasaydık hayatımızın mağduru değil yönetmeni olurduk.

Özge Şimşek

Reklamlar

Yabana Atma


11182097_10153351815379673_99441492142815003_nYa siz nereye atıyorsunuz düşüncelerinizi? Efendim ne ekersek onu biçeriz, duyduk ve biliyoruz değil mi? Şimdi derin bir nefes alın ve sakince onu bırakın. Hatta bunu bir alışkanlık haline getirin. Nefesinizin farkında olmak size nasıl hissettiriyor? Düşünceleriniz nereye dağılıyor? Hatta şimdi durun, evet bekleyin, nefes alıp verin. Nefesi bedende gezdirin. Çünkü biz de kendi içimizde bir gezintiye çıkacağız. Her zaman nefesle başlamak gezimiz boyunca hissedeceğiniz sıkıntılarla başa çıkmakta size yardımcı olacaktır. Bazı karanlık kelime takımları ve anlamları sizi rahatsız edebilir. Lütfen yargılamadan, etiketlemeden olduğu gibi görmeye çalışın ve böylece düşüncelerinizi soyabilirsiniz. Çıplak ruhlarınızı kendi içinizde sarmalayabilirsiniz. Burundan derin bir nefes ve karın şişer. Nefesi bırakırken karın boşluğu iner ve gevşersiniz. İşte böyle, harika!
Öyleyse evvel zaman içinde zarif mi zarif, narin mi narin bir bahçıvan varmış. Sizi düşüncelerinizde ziyaret eder, duygularınıza sorar ve inançlarınızı yaratırmış ki böylece yeni deneyimlere ve gerçekliklere hazır olurmuşsunuz. Yaratılışın içindeki enerjiden gelir ve sizin gerçeklik dediğiniz dünyada beden bulurmuş. Bunların hepsini bazen siz uyurken bazen de gündüz düşlerinde aklınıza koyarmış. Hiç aklınıza gelir mi korku dolu endişeli ve öfkeli düşünceler? Bunları tetikleyen olaylar ve kişilerin zihninizde bıraktıkları pis posaların farkında mısınız? Hissediyor olmalısınız. Çünkü siz çocukken o saf kalbiniz ve zihniniz henüz kirlenmemişken içinizde yetiştirdiğiniz bahçede çiçekler açıyor, ağaçlar serin ve tatlı meltem rüzgarlarıyla esiyorken ‘hayat’ diye suçladığınız şeyler sizi bir esir haline getirip yüzünüzü buruşturup ruhunuzu karartıp bedenlerinizi ve kalplerinizi kapatmadı mı? Hayattaki rollerimize sığınıp kendi benliklerimizi unuttuğumuzda kalbimize kızıp sürekli kafamızda yaşadığımızda ruhumuzu unutup bedenlerimize zarar vermedik mi? Büyüdükçe belki de büyüdüğümüzü zannettikçe içimizdeki çocuğu kalıplar içinde bırakmadık mı? Aynada her gün gördüğünüz siz kime dönüşüyor diye soruyor musunuz? Negatif düşünme sanatında ustalaşan siz artık bu gücünüzü pozitife boşaltmaya hazırsanız, önünüzde sınırsız olanaklar ve şaşırtıcı mucizelerle karşılaşmaya da hazır olmalısınız. Çünkü dünyaya gönderdiğimiz her şey bir bütünlük arar ve pozitif kalmak size güzellikleri getirirken negatif olmanız karşılaşacağınız ufak hayat derslerinde tökezlemenize ve yoldan çıkmanıza sebep olur. Düşünce bahçenize eksiklik ve ve kurban bilinciyle negatif fikir tohumları mı atıyorsunuz veyahut olumlu düşünce yapısıyla zihninizde çiçekler açtırıp, ruhunuzda kelebeklerin uçuşmasına izin mi veriyorsunuz? Efendim, gördüğünüz ve okuduğunuz üzere sizi sakin bir göle, sakura çiçeklerinin açmış olduğu ağaçlarla çevrili bir parka götürmek isterim. Eğer düşünce tohumlarınızı değiştirmek, olumlu bakış açıları için yeni görüş filtreleri tanımak, bedeninize nefes, ruhunuza esenlik, kalbinize huzur ve zihninize ipek bir kumaşın değmesini isterseniz holistik br terapistin sizi bir bütün olarak ele alıp kafanızdaki o yabani otları sökmeye yardımcı olmasını ve yerine sağlıklı ve neşeli çiçek tohumları atmasına eşlik etmek isterseniz Alle’deyiz. Çünkü biz bir aileyiz ve her bir bireyi ve onun etrafındaki aile çemberlerini sağlıkla, sevgiyle ve bütünlükle birleştirmeyi isteriz. O halde düşüncelerinizi yabana atmayın. Nefes alın, verin ve çözüm için yanımıza gelin.

Sevgiyle kalın.

Korkular bize iyi yönde nasıl yardımcı olabilir?


3bf66c63_76f9f21eb7890eee9c2-postHangi korkundan kaçıyorsun? Korkuyu negatif bir duygu durumu olarak nitelendirdiğinden beri ondan kaçmak için ya bastırıyorsun ya da korkuyu tetikleyecek durumlardan kaçıyorsun. Peki korkunun sana yardımcı olabileceğini söylersem ne dersin?

Bize tehlikede olduğumuzu söyleyen korku, böbreküstü bezlerindeki adrenalini salarak ‘kaç ya da dur’ dürtüsüyle sempatik sistemini uyardığında enerji alanın daralır, düşüncelerin bulutlanır ve bir şekilde işlerin daha kötüye gideceğine olan inaçla strese girersin. Kısa süreli planlarda bu durumu yararına çevirebilirsin ama dikkat et korkunun uzun vadeli planlarının önüne geçmesine izin verme. Çünkü korkunu yensen bile bunun sonuçlarından haz almayabilirsin. Korkunun hayatında olmasının bir nedeni olduğunu hatırla.

Bir şeylerin ters gittiğini bize sezdiren korkuyu hissettiğin anda deneyimlediğin duygusal değerlendirme, uzunca düşünülmüş ve planlanmış mantıktan daha önemlidir. Kimi zaman olağan dışı kararlar vermek zorunda kalabilirsin ama gerekli olan da budur. Korkunu içgüdüne gelen bir mesaj olarak gör ve onu bastırmak ya da üzerine gitmeye çalışmak yerine sadece getirdiği duyguyla beraber bedeninde hisset. Korku enerjisinin akışına izin verdiğinde gücünü kaybetmeye başlar. İşte bu daha sağlıklı kararlar vermene sebep olabilir.

Bilinmeyen her şeye karşı korku duyugusuyla yaklaşmaya alıştın hatta durum tehlikeli olmasa bile. Yarattığın konfor alanından çıkmak, büyümeyi ve gelişmeyi destekler ve korkularının öğrenme yolunda birer işaret olduğunu sana gösterir. Örneğin yeni bir dil öğrenirken hata yapmaktan korkmak ama hata yapmak öğrenmenin bir adımıdır. Eğer hayatının her hangi bir alanında öğrendiğini düşündüğün konuda hiç korku hissetmiyorsan orada aslında pek de öğrenmiyorsun demektir.

Ayrıca korkun sana senin için neyin daha önemli olduğunu göstererek önceliklerini belirlemene yardımcı olur. Önemsemediğin bir şey için korku hissetmezsin, değil mi? Kalbine en yakın durumlar daha çok korku hissettirir. Hayatında ne istiyorsun? Kurduğun durumlarla ilgili hisettiğin korkunun seviyelerini incele. Duyduğun en büyük korku ilgilenmen gereken en önemli konu olabilir.

Çözülmemiş bir problem veya olmak istediğin ile bulunduğun yer arasındaki boşluk gerginlik yaratır. Gerginlik artıkça korku da artar. Bu gerginliği atmak için ya olmak istediğimiz yerin düşüncesini değiştirir ya da sorunu çözmekten vazgeçersin. Oysa bu gerginliğe kucak açmak ve onun yaratıcı bir sürecin parçası olarak hayatına geldiğini görmek bilinçaltını motive eder ve çözüme doğru seni götürür. Bazen bir anda zihninde cevaplar açılmaya başlar.

Bu yüzden bir dahaki sefere korktuğunda durakla ve kendine korkunun senin yararına nasıl çalıştığını hatırlat. Ardından hangi amaca hizmet ettiğini görmek için kendine şu soruyu sor: “Korkumun bana hizmet ettiğini biliyorum o halde şimdi ne yapmayı istiyorum?” Eğer bu sorunun cevabı seni yerinden kımıldatmıyorsa korkunun amacı çok da önemli olmayabilir. Korkuna teşekkür et ve onun uyandırdığı deneyimin iç sesiyle yapmak istediğin harekete geçerek korkunu onurlandır.

Özge Şimşek

Yeni Yıl Mesajı


images2Merhaba sevgili kalpler,

Koca bir senenin son kalan günlerinde retrospektif bir bakışla geçen seneye bakmak ve yaklaşan yeni yılda nelerin üzerinde durmamız gerektiğini bulmak adına bir kaç soru ve kelime üzerinde durmaya davet ediyorum sizleri.

Öncelikle 2014 senesi için bir kelime veya ibare kullansaydınız bu ne olurdu?

Bu sene hangi duyguları hissettiniz?

Bedeniniz bu sene nasıldı, sizinle konuşsaydı vücudunuz ne derdi?

2015’i düşünürken hangi duygu ve düşünceler içinizde açığa çıkıyor?

Bedeniniz nasıl tepki veriyor?

Hangi karanlık tarafınız hayata karşı direnç gösteriyor?

İzin verdiğiniz olumlu duygu ve düşünceler hangi akışta?

Bunları bir kağıda yazıp içsel bir gözden geçirme yapmak yeni yıla başlarken hedef koymak ve gelişim göstermek adına çok yararlı olacaktır. Öncelikleriniz nelerdir? İhtiyaç ve istekleriniz nelerdir? Bunların cevaplarına sizi götürecek hangi eylem adımlarını atabilirsiniz?

images

Ocak ayı boyunca eğer yeni yıl için planlama yapmak için koçluktan yararlanmak veya ruhsal bağlantınızı kuvvetlendirmek yada kendinize daha iyi bakmak adına holistik destek almak isterseniz 2 seans sadece 222 tl olacak. Skype, mail  veya birebir görüşme tercih edebilirsiniz.

Ayrıca Yeni Yıl Reiki paketi ile 3 tane Reiki seansını dilediğiniz zaman yıl boyunca kullanabilirsiniz. Bununda fiyati 233 tldir. Satın almak istediğiniz paket için lütfen bana e-mail atınız: ozgesimsek@iristanbul.com.

Hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için beden, duygu ve düşüncelerimizin hizalanması gerekir. Zihnimizdeki yabani otların temizlenmesi, içimizdeki sakin sularda duygularımızın yıkanması ve bedenlerimizin fazla toksinlerden arınması lazımdır. Eğer düşüncelerimiz net ve niyetlerimiz saf olursa ektiğimizi biçme konusunda başarı sağlarız. İzin verirseniz 2015 bolluk ve şifanın, sevgi ve karanlığın elele parladığı bir sene haline dönüşebilir. Yada atalet ve vurdumduymazlıkla daha yavaş bir gelişim seçebilirsiniz. Gelişmek ve dönüşmek sizin içinizde. Neyi beslemek istediğinize siz karar verirsiniz.

Pozitif olup hedeflerimiz doğrultusunda ilerledikçe egomuzun gündeminden kalp merkezimize doğru kayabiliriz. Bu da başkalarını da olumlu tetikler ve hayata karşı daha tutkulu, daha şefkatli bir bilinç düzeyine hepimizi davet eder. Kaybettiğimiz değerleri bize hatırlatır ve kaldığımız yerden devam etmemiz için motive eder. Kendi bedeninizle daha yakın olun, yenilenmek ve canlanmak için zaman ayırın, her günün bir mucize değerinde olabildiğini hatırlayın ve senkronize gelişen olayları okumaya çalışın ki hayat sizi kendi yolunuza yöneltsin.
_ebd1c__bcbc5379d5fc_77e91d0-620x380
2015’i hepinize kutsallık, sevgi ve amacınıza uygun olay ve kişileri getirsin! Başarı ve gelişim hikayelerinizi bekliyorum.
Sevgiyle ve sağlıkla kalın!

Özge Şimşek

Gölgenin Doğası


Gölge çalışması kendi karanlıklarımıza ışık getirmek için kullanılan kuvvetli bir çalışmadır. Aşağıda gölge çalışmasını daha detaylandırmak amacıyla bir çeviri yaptım. Alıştırmalara katılmak isterseniz lütfen iletişime geçiniz; ozgesimsek@iristanbul.com

*Kaynak enerji her zaman akıştadır. Durdurulamaz.

*Kaynak enerjinin ilk görünüşü ışıktır.

*Carl Jung Gölge Benliği “olmadığını düşündüğümüz biz” olarak tanımlamıştır.

*Düşünceler titreşimi belirler.

*Kendi gölgelerimizi başkalarına yansıtırız.

*Ya kaynak enerjiye izin veririz ya da direnç gösteririz. Varlığınızın içine kaynak enerjinin akmasını izin vermek aydınlatır. Işığa direnç göstermek gölgeler.

* Kaynak enerjiye izin verip vermediğimizi anlamanın en mükemmel yolu duygularımızdır. Daha olumlu hissettiğimizde daha akışta oluruz ya da hizada diyelim. Daha negatif hissettiğimizde daha fazla direnç gösteririz.

*Alışkanlık ya da bağımlılıklarımız, düşünce kalıplarımız, başkalarıyla olan ilişkilerimiz gölgemizle çalışmak ve gözlemlemek için harika birer fırsattırlar.

*Gölgeyi ortadan kaldırmamaya ya da onu suçlamamaya çalışmamak önemlidir çünkü hem dünya toplumunu hem de bizi şekillendiren çok önemli etkilere sahiptir. Örneğin; olumlu duygular hissettiğimizde daha fazla kaynakta olduğumuzu hissederiz. Fakat bu olumlu duygunun karşıtı olan olumsuz gölgeye görmek veya bu davranışın veya pozitif duygunun nereden geldiğini görmek de önemlidir. Örnek vermek gerekirse eğer gerçekten zamanını paylaşan cömert bir ruha sahipseniz, -cömertliğin karşıtı olarak cimriliği gösterebilirsiniz- kendi zamanını koruyan ve zamanı para ya da harcama olarak gören biri olarak tanımlayabilirsiniz. Sizin cömert doğanız gölge benliğinizden geliyor olabilir mesela birinin sizi ihmal etmiş olması ve zamanına değmediğinizi söylemesi olmuş olabilir. Belki de ebeveynleriniz işlerine sizin eğitim performansınızdan daha çok önem verdiler ya da anne babanız zamanında okulda olamadığı için en son okuldan alınan çocuktunuz. Bu gibi örnekler gölgenin üzerimizdeki pozitif etkileridir.

Gölge kaynağa yüz çevirir.
* İlahi kaynak enerjiye dirençtir.

* Akışta mı olmak istiyorsunuz yoksa direnç mi gösteriyorsunuz seçmelisiniz.

* Gölge bilinçsiz zihinde yaşar ve tıpkı yabani otlar gibi yayılır.

* Her negatif deneyim gölgeniz hakkında daha fazla şey öğrenmek için bir fırsattır.

* Yargıladığımız zaman gölgede kalırız.

* Gölge çalışması sizi gerçek benliğinizden alıkoyan inanç ve düşünceleri belirlemek ve salıvermek içindir.

* Gölge çalışması;

* Zihninizdeki direnci bulmaktır,

* Akışta olmanızı engelleyen çengelleri keşfetmenizdir.

* Egoyu bütünleştirmeye yardımcıdır.

* Samimi bir öz kabul yaşatır.

* Negatif duyguların atılımına yardımcı olur.

* Bizi suçluluk ve utangaçlıktan özgürleştirir.

* Başkaları hakkındaki fikirlerimizin renklendiren yansıtmalarınızı fark ettirir.

* Kendimizle ve diğerleriyle olan ilişkilerimizi şifalandırır.

* Bizi yaratıcılığımıza, içsel öğretmenimize, iç sesimize ve bolluğa açar.

* Öz sevgi ve yükselişe bizi açar.

* Birleştirir.

* Gölge çalışması bizi acı çekmekten kurtulmamıza yardım eder.

* Sizi özgür bırakır böylece her şeyi yeni gözlerle deneyimleyebilirsiniz.

* Gölge çalışması bir süreçtir. Belirli bir amacı veya sonucu yoktur ama bu süreçte anda kalmak önemlidir.

* Gölge çalışması İç Çocuk çalışmasıyla ortaktır.

Kim daha iyi olmak istemez ki?


tumblr_mccov72e6p1rala9co1_400Kendinizi hiç başkalarından daha iyi gibi hissettiniz mi? Bunu sebepleri nedir? Her ne olursa olsun, içinizdeki lideri sabotajcıya çevirmeden farklılığınızı bütünün faydasına dönüştürebilirsiniz.

İşte birkaç ipucu:

 

  • Yeni sizle tanışın. Başkalarının korku, kaygı ve neşelerinin sizin kendi keşfinizin heyecanını gölgemesine izin vermeyin, zira bir ilgileri yok. Her şeyi üstlenen kişi olmak veya kurban zihniyetine kaçmak zorunda değilsiniz. Bu yeni bir SİZ! Başkalarından daha iyi olduğunuzu düşündüğünüz anların dışında nerelerdesiniz? Fazla sorumluluk, tutku kaybı, mutluluk arayışı vb… Belki koşullarınızı değiştiremezsiniz fakat bakış açınızı değiştirerek yeni sizle tanışabilirsiniz. Hissedin ve hareket edin!
  • İçinizdeki liderle görüşme yapın. Başkalarından ne daha iyisiniz ne de daha kötü! Sadece farklılıklarınız var ve bu herkesi birleştiriyor. Kendinizi sevmek ve güven duygusunu hissetmek için elinizden geleni yapın. Keşfetmeye açık olacak kadar kendinize güvenmek ve bunu sevgiyle yapmak hayatın sıradanlığını değiştiren liderlik becerilerindendir. Kendinizin lideri olunca başkalarını motive edersiniz ve bütün için çalışmış olursunuz.
  • Meditasyon yapın. Nefesinize odaklanın, kaslarınızı kontrol edin, kasılmış olanları gevşetin, gözlerinizi kapatın ve içinizde bir yolculuğa çıkın. Belki 5 dakika belki 10. Gözlerinizi açın ve farkındalığınızı sürdürmeye çalışın.
  • Yansıtın. Yeni ve derinden hissettiğiniz sizi… Güvenle ve sevgiyle!

 

images

 

 Özge Şimşek

%d blogcu bunu beğendi: