Süper Gıdalar


Abur cubur, işlenmiş gıdalar ve hazır hızlı yiyecekleri bir kenara koyarsak geriye meyve, sebze, bakliyat gibi gıdalar kalır. Besleyici özellikleriyle vitamin ve mineral deposu olan gıdaların bir çoğuna ‘süper gıda’ diyebiliriz. Antienflamatör, antiviral, antioksidan gibi daha pek çok iyileştirici ve koruyucu özellikleriyle bitkisel kimyasallar, vitamin ve mineraller sağlığın en yakın dostlarıdır. Günlük soframızda kullandığımız en süper on gıda sizce neler olabilir? Aşağıda en sevdiğim on süper gıdayı sıraladım.

Kısaca en belirgin özelliklerini sıralayacağım:

  1. Yoğurt: Sağlıklı bir sindirim ve atılım sistemine yardımcıdır. Meyveli yoğurtları es geçin. Kendi yoğurdunuzu yapmanız daha faydalı. Zira kefir’de bir süper gıdadır.
  2. Ispanak: K vitamini, manganez, folik asit, magnezyum, demir, düşük Glisemik indeks, anti kanser, anti enflamatör, anti oksidan.
  3. Sarımsak: Kardiyovasküler koruyucu, anti enflamatör, anti bakteriyel, anti viral, manganez, B6 vitamini.
  4. Zencefil: Sindirim dostu, anti enflamatör, bağırsak spazmını giderici, potasyum, magnezyum.
  5. Ceviz: Omega-3, E vitamini, çinko, manganez, kardiyovasküler, anti kanser.
  6. Greyfurt: C vitamini, çinko, A vitamini, anti oksidan, kolestrol düşürücü, kolon kanserine karşı koruyucu. (Bazı ilaçlarla etkileşime girdiğinden örn. statinlerle, doktorunuza başvurarak tüketin.)
  7. Tahin: Fosfor, magnezyum, lecitin, potasyum, demir, kalsiyum, vitaminler, iyi yağ grubunda.
  8. Natürel Sızma Zeytinyağı: Anti enflamatör, kalp koruyucu, anti oksidan, kanser koruyucu
  9. Limon: Anti oksidan, antibiyotik, toksin atıcı, C vitamini.
  10. Elma: Kan şekeri düzenleyici, lif, C vitamini, antioksidan, anti kanser, anti astım.

Peki sizin en sevdiğiniz süper gıdalar hangileri?

 

Kaynak: http://www.whfoods.com/index.php

Özge Şimşek

 

Reklamlar

Toksin Nedir?


imgres

Kısaca toksin bedene zararlı etkileri olan kimyasal veya zehirdir. Toksinler sudan veya gıdalardan gelebilir, hatta soluduğumuz havadan bile gelebilirler. Bedenlerimiz toksinleri karaciğer ve böbrek gibi organları kullanarak ter, idrar ve dışkı yoluyla atar.

Genel olarak 4 ana başlıkta toksin merkezlerini sayabiliriz:

Hava: Toksik gazlar ve kimyasallar (metan ve karbon monoksit gibi) atmosfere yayılır ve biz bunu soluruz. Taşıt araçları ve fabrikalardan çıkan ve sızan gazlarda toksik maddelerin diğer kaynaklarıdır. Bir diğer hava kirliliğine sebep olan madde sigaradır. Sigara içmeyip ortamında bulunanlar da bu toksinlerden paydalarını alırlar.

Su: Suyun içinde de çeşitli toksinler bulunmaktadır. Klor, çamaşır suyu, amonyak ve diğer reçeteli ilaçlar içme sularında fazlasıyla bulunmuştur.

Gıda: Gıda katkı maddeleri, fazlasıyla işlenmiş gıdalar, genetiğiyle oynanmış gıdalar derken liste uzuyor. Gıda boyaları (Kırmızı 40) ve tat katkı maddeleri de (MSG ve aspartam gibi) pek çok gıda paketinde yazmaktadır. Günümüzün işlenmiş gıda maddeleri şekere bastırılmış olduğundan bedenin normal hormon dengesini bozmakta gıdalara bağımlılık yaratmaktadır. Sinir sisteminize etkileri de cabası. Bir diğer toksin madde ise alkoldür. Ölçülü tüketilmesi gerekir.

Kimyasallar: Tarım ilaçları, iyi yıkanmamış sebze-meyveler de bulunur. Bu sebeple organik gıda tüketilmesi sağlık açısından önemlidir. Tüm ilaçların zamanla vücutta toksin biriktirmesi de doğrudur. Civa gibi gıdalarda ve diş dolgularında bulunan toksinler de zararlıdır.

Toksinlerden arınmak için her sene düzenli olarak detoks arınma diyetleri yapılmalıdır. Bu tıpkı arabanızı periyodik bakıma sokmak gibidir. Bedenin de her sene düzenli arınmaya ihtiyacı vardır. Detoks organlarımız karaciğer, böbrek, akciğerler ve cildimizdir. Bu organlara yardımcı olan diğer sistemler ise sindirim, lenf ve dolaşım sistemleridir. Genellikle oruç tutmak iyi bir detoks türüdür fakat iftar sofraları detoksa uygun seçilmeli ve su kaybını önlemek için sudan vazgeçilmemelidir. Şekeri, unu ve paketlenmiş gıdaları günlük listemizden detoks boyunca çıkarmalıyız.

Sauna ve sıcak yoga da cildin rahatlaması için öenmlidir. Kuru fırçalama ve epsom deniz tuzları da faydalıdır.

 

Kaynak: http://kblog.lunchboxbunch.com/2009/09/what-are-toxins-in-my-body-detox-101.html

 

Böbrekleri Destekleyici Püre Suyu ve Detoks Suyu Tarifi


Böbrekler her gun litrelerce kan filtreliyor, yeterince su içilmediğinde böbrekler yoruluyor. Hem böbreğin çalışmasını desteklemek hem de daha fazla su içmek için bir smoothie yada püre suyu tarifi aşağıda:

Böbrek Destekleyici Püre SuyuKiwi-Smoothie-With-Banana-And-Mango

  • 1 muz
  • 1 kivi
  • 1/2 lime veya limon
  • 1/2 bardak çiğ badem (isteğinize göre fındık, ceviz, kaju gibi değiştirebilirsiniz veya alerjiniz varsa koymayınız)
  • 1/2 tatlı kaşığı doğranmış maydanoz
  • 1 bardak su (daha fazla da ekleyebilirsiniz)

Hepsi blendar veya smoothie makinesinden geçirin. Limonu lime ve kivileri soymayı unutmayın)

Afiyetler!

 

 

Biraz da detoks yapmak isterseniz, hem karnınızı düzleştirecek hem de midenizi temizleyecek bir detoks suyu tarifi deneyebilirsiniz.

web-lemon-cucumber-mint-glasses-199x300

  • 8 bardak / 2 lt. su
  • 1 yemek kaşığı rendelenmiş taze zencefil
  • 1 orta boy salatalık
  • 1 limon
  • 12 nane yaprağı

Hiç birinin kabuklarını soymayın çünkü en besleyici özellikleri kabuklarda bulunmakta ama organik olmalarına dikkat edebilirsiniz. Salatalığı ve limonu dilimleyin ve bir cam kavanoza koyun. Diğer malzemeleri de üzerine ekleyin ve suyu koyun. 8 saat buzdolabında bekletin ve arada sırada karıştırmayı hatırlayın.

Tüm malzemeler bağırsaklara destekleyici olması kadar sindirimi de uyarması ve toksin birikiminin atılımına destek olması sebebiyle çok faydalı.

Limon yüksek C vitamini içermekte ve detoks sürecindeki bedenin temel fonksiyonlarını uyarması açısından faydalı.

Salatalığın %90 kadarı sudan oluşmakta ve detoks süresinde toksinlerin atılımına yardımcıdır.

Zencefil glisemik indeksi dengeler ve krampları azalttığı gibi beden ağrı mekanizmasına destek verir.

Nane yağ yakımında önemlidir, toksinlerin atılımını uyarır ve karın ağrılarına iyi gelir.

 

Siteden çeviri: http://www.wellnessbin.com/a-miraculous-smoothie-for-kidneys-and-a-detox-water-to-have-a-flat-stomach/

 

 

Şişkinliği Yenmek


Zaman zaman her birimiz şişkinlik ve hazımsızlıktan yakınırız. Belirli gıdaları diyetimizden çıkarmak gaz azaltmada yardımcı olabilir. Bu gıdalar arasında fasulye, sakız, gazlı içeçekler, lahana, brokoli, soğan ve sarımsağı sayabiliriz. Gluten gibi gıda intoleransınız olduğunu düşünüyorsanız şüphelendiğiniz gıdaları birkaç hafta diyetinizden çıkarın. Diyet günlüğü tutmak faydalı olabilir.

images

*Hormonal yardımcılar: Eğer şişkinlik özellikle mensturasyon döneminde oluşuyorsa phytoestrogen (bitkisel estrojen) açıdan güçlü gıdaları seçmelisiniz. Keten tohumu, soya, rezene, kereviz ve yulaf gibi.

*Su ve hindistancevizi suyu: Karnınız şişken aklınıza su içmek gelmese de düzenli hidrasyon bedenin temizlenmesi ve sindirimi stimule etmesi açısından önemlidir. Hindistan cevizi suyu elektrolitler yönünden zengin ve özellikle içerdiği potasyum açısından ödem atmaya yardımcı olur.

*Bitkisel yardım: Vücudun su tutması ve şişkinliği atmak için nane çayını deneyebilirsiniz. Nane sindirim sistemindeki kasları gevşetir ve gaz atımına yardımcı olur. Ayrıca sabahları limonlu bir bardak suyla güne başlamak sindrimi kuvvetlendirir ve ödem atmayı destekler. Isırgan otu çayı da diüretik özelliği ve kanı temizlemesiyle yararlıdır.

*Göbek yakıcılar: Yoğurt ve kefir gibi fermante gıdalar sindirim ve atılım sisteminin ihtiyacı olan yararlı bakterileri içerirler. Araştırmalar düzenli yoğurt tüketiminin %70 oranında daha fazla yağ yaktırdığını göstermektedir. Yüksek kalsiyum yağ hücrelerinin bölünmesine ve kortizol seviyesinin düşmesine de yardımcı olur.

nocanvas_gaz-m45nr

Kaynak: Health&Fitness Magazine, July, 2014.

Juicing-Sebze ve Meyve Sularıyla Gelen Sağlık


Unknown-1Taze sıkılmış meyve ve sebze suları kolay sindirilir, emilir ve az iştahlı, bulantılı, sindirim problemi ve şişkin mide veya bağırsağı olan kişiler için oldukça yararlıdır. Pek çok kronik hastalığı olan kişi ilaçlarla beraber pişmemiş gıdaların sularıyla daha çabuk iyileşme göstermişlerdir.

Meyve ve sebze suları aktif enzimler içererek sindirime yardımcı olur bu da demek oluyor ki bağırsağınız, karaciğeriniz ve pankreasınız gerekli temel besinleri almak için fazla çaba sarfetmek zorunda kalmazlar. Böylece beden ana enerjisini korur ve kendinizi ağır ve düşük hissetmezsiniz. Meyve ve sebze suyu olarak içtiğinizde besin değerlerinin %99’u emilir. Örneğin bir bardak havuç suyu (250 ml) 500 gr pişmemiş havucu yemek kadardır. Eğer meyve ve sebze sularınızı fazla konsantre bulursanız su ile seyreltebilirsiniz.Eğer fruktoza alerjiniz veya diyabetiniz varsa sadece sebze sularını kullanabilirsiniz.

Pek çok kişi günlük diyetinde işleniş gıdalardan yüksek, çay, kahve ve alkol tüketimiyle asit ve metabolik artık birikimi yapıyor bedenlerinde ve bu da enflamasyon ile sonuçlanıyor. Bedenin bu asidik yapısı taze sebze ve meyve sularıyla nötrlenebilir. Kereviz sapı, salatalık ve lahana özellikle asidite seviyesini azaltmada yararlıdır. PH dengesini yakalamak için etkili bir yöntem ve enerjinizi artırması açısından da yararlıdır.

Taze sıkılmış sebze ve meyve suları bağırsaklar, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını stimule eder ve bedendeki toksik materyallerin atılmasına yardımcı olur.  Safra enzimlerini artırır. Bu yüzden detoksifikasyon için önemlidir çünkü karaciğer safrayla beraber pek çok toksik maddeyi bedenden dışarı atar.

2-3 günlük taze sebze ve meyve suyu oruçlarına girmek bedeni temizlemek için faydalıdır. Bu günlerde sıkılmış sulardan ve taze pişmemiş sebze ve meyvden başka bir şey yememeniz gerekir. Diyabet hastaları bunu yapmamalılar çünkü düzenli protein ve kompleks karbonhidrat almaları gerekir fakat sebze ve meyve sularını ekleyebilirler.

Alışılagelmiş bazı hastalıkların tedavilerinde kullanılan bazı ilaçlar da bedensel sorunlara yol açabilirler. Buna ‘iatrogenic hastalıklar’ denir. Örneğin; steroid yapıda olmayan anti enflamatör ilaçlar uzun dönem kullanıldığında mideye, böbreklere ve karaciğere zarar verebilir. Kolestrol düşürücü ilaçlar olarak bilinen ‘statinler’ kas rahatsızlıklarına yol açabilir. Tansiyon ilaçlarının bazıları karaciğere zarar verebilir.

Hasta olduğumuzda veya ilaç almaya başladığımızda veya ameliyat olmamız gerektiğinde çoğunlukla panikleriz. Aslında oturup, rahatlayıp biraz düşündükten sonra daha doğal yollarla nasıl kendimize yardımcı olabileceğimizi düşünebiliriz. Beslenme programımızı vey yaşam tarzımızı değiştirebilir miyiz? Stresi azaltabilir miyiz? Kendimizi iyileştirmek için biraz zaman tanıyabilir miyiz? İlaç kullanmamız gerekse bile pişmemiş gıda diyeti ve sebze-meyve sularıyla yeni bir programa başlamak son derece önemli ve yararlıdır. Gerektiği değeri verilmeyen bir güvenirliği olduğunu hatırlamalıyız.

Unknown

Aşağıda bazı sebze ve meyvelerin içlerindeki besin değerlerini ve şifa alanlarını yazıyorum:

Elma: Vitaminler: B, C, E, K, folik asit ve beta-karoten.

Mineraller: Magnezyum, sülfür, klorin, silikon, kalsiyum, demir, çinko, sodyum, potasyum ve fosfor. Bitkisel kaynaklı estrojenlerden yüksek.

Yararları: Klorofil ve amino asitler açısından zengin. Klorofilin hemoglobin elementine yakın bir yapısı olduğundan kırmızı kan hücrelerinin yapımında yararlıdır. Kansızlığa iyi gelir dolayısıyla. Klorofil aynı zamanda solunum yolu ve akciğerlere iyi gelir. Kilo kaybını destekler. Karaciğer fonksiyonlarına iyi gelir. Menopoz semptomlarında faydalıdır çünkü bitkisel estrojenleri yüksek miktarda barındırır.

Kayısı: Vitaminler: B, C ve beta-karoten.

Mineraller: Sodyum, kalsiyum, potasyum, demir, magnezyum ve fosfor.

Yararları: Cilt problemleri için faydalıdır. Kan için tonik görevi görür ve kansızlığı azaltmada yararlıdır. Enflamsyonlu bağırsak hastalıklarına iyi gelir. Asit seviyesini düşürür ve kronik öksürük ile astıma iyi gelir.

Karnabahar: Vitaminler: B, C, folik asit ve beta-karoten.

Mineraller: Kalsiyum, demir, fosfor, sülfür ve potasyum.

Yararları: Harika bir kan temizleyici ve karaciğer toniğidir. Böbrek/idrar yolları rahatsızlıklarına  ve kabızlığa iyi gelir.

Salatalık: Vitaminler: B, C ve beta-karoten.

Mineraller: Sodyum, silika, manganez, sülfür, potasyum, kalsiyum, fosfor, klorin ve magnezyum.

Yararları: Ödemi atan diüretik özelliği vardır. İdrar yolları, diş eti ve cilt için anti-enflamatör özellik taşır. Silikadan zengin olması saç, tırnak ve cilt için yararlıdır. Saç kaybını azaltır. Enzimleri protein sindirimine yardım eder. Yüksek potasyum seviyesi yüksek tansiyona iyi gelir. Kireçlenme ve romatizmalarda asit seviyesini azaltır. Böbrek taşlarını azaltır.

Akne için meyve-sebze suyu tarifi:

Bedenimizin en geniş atılım organı olan cildimiz bedendeki toksik maddelerin atılımında önemli rol oynar. Bu yüzden diyet değişikliği ve kan dolaşım sisteminin temizlenmesi akneyi büyük ölçüde azaltır.

1 tane orta boy havuç

1 dal kereviz sapı

1 orta boy yapraklı pancar kökü

1/2 bardak dolusu su teresi

2 tane karahindiba yaprağı

İnce bir dilim zencefil kökü

1 sarımsak dişi (isteğe bağlı)

1 dilim ananas (3 cm)

Tüm malzemeleri yıkayın, temizleyin, ve ince ince doğradıktan sonra sıkma makinesine koyun. Yaprakları enzimler açısından bırakın. Eğer karahindiba yaprağı bulamazsanız yerine maydanoz veya ıspanak kullanınç

  • Havuç beta-karotenden yüksek olduğundan cildin tamirine yardımcı olur.
  • Pancar kökü, kereviz ve arahindibanın temizleyici etkisi vardır.

Yararlı suplemanlar: 

Selenyum, çinko ve E vitamini akneyi ve yara izlerini azaltır.

Zeytin yaprağı ekstrası doğal bir antibiyotiktir ve cilt enflamasyonlarına iyi gelir.

Özellikle kadınların hormonal sistemlerine dikkat etmesi gerekir. Bedendeki fazla erkeklik (androgen) hormonlar veya doğum kontrol hapları bu tür etkilere sebebiyet verebilirler.

 

Kaynak: “Raw Juices Can Save Your Life! An A-Z Guide to Juicing”. by MD Cabot, Sandra. WHAS, Australia, 2001.

 

Kendi Sporcu İçeceğinizi Hazırlayın


Sporcu içeceği nasıl hazırlanır?

İzotonik içeceğinizin tuz ve şekeri bedendeki yoğunluğu kadar olmalıdır. Yani 200 ml. ezilmişl narenciye tercihinizi 800 ml. su karışımı yada meyve suyu olarak bir bardağa portakal ve ananas suyunu 1/2 bardak suyla seyreltip katkısız ve lezzetli bir içecek haline getirebilirsiniz. Terle kaybedilen sıvıları bu tür izotonik içeceklerle karşılayabilirsiniz. Her 100 ml. içecek için 4-6.5 g arası şeker oranında karbonhidrat desteği almış olursunuz. iki içeceğe de birer tutam tuz ekleyebilirsiniz fakat bu susuzluğunuzu devam ettireceğinden çok sıcak veya yoğun tempolu egzersizlerden sonra kullanmanızda fayda var.

Eğer 60 dk dan fazla spor yapıyorsanız bu tür bir içeceğe ihtiyacınız olur. Karbonhidrat çalışan kaslara enerji verir ve sodyum sıvı dengesini düzenler.

index32

Hidrasyon için lezzetli bir içecek

Susuzluğunuzu gidermek fakat fazla kalori almak istemiyorsanız hypotonik bir içecek işe yaracaktır. Jimnastikciler ve binicilerin düzenli içeceğidir. 100 ml. ezilmiş portakal veya limon veya nar veya şeftali veya çilekle  1 lt. su ile karıştırın. Bir parça tuz ekleyebilirsiniz.

Kaynaklar:

*Health&Fitness Magazine, June 2014.

*http://www.theguardian.com/lifeandstyle/2009/jul/27/sports-drinks

Anti Enflamatuar -Enfeksiyon Giderici- Beslenme Programı


Anti-Enflamatuar – Enfeksiyonu Giderici – Beslenme Programı

 files

Enflamasyon bedenin kesilme,kızarıklık ve dış etkenelere verdiği tepkinin bir parçasıdır ki onsuz iyileşemeyiz. Ama kontrolümüz dışına çıktığında tıpkı romatizma gibi bedene zarar verebilir. Ayrıca obezite, kalp hastalıkları ve kanser gibi hastalıklarda rol oynadığı düşünülüyor.

Şeker oranı ve doymuş yağ oranı yüksek gıdalar enflamsyonu hareketlendirebilir. Dallas’taki Texas Southwestern Medical Center Üniversitesindeki klinik profösörü doktor Scott Zashin şunları söylüyor: “Bu tarz gıdalar bağışıklık sisteminde aşırı aktiveteye sebep oluyor ve bu da eklem ağrısı, yorgunluk, ve kan damarlarına zarar veriyor.”

Aşağıda enflamasyonu önleyici gıdalardan en yaygınlarını yazıyorum.

  1. Yağlı Balıklar: Ton, Somon, Uskumru, Sardalya Omega 3 yönünden zengin olmaları sebebiyle enflasyonu azaltığı bulunmuştur. Yararını görebilmek için haftada en az 2 kere yenmeli ve sağlıklı yöntemlerle pişirilmelidir. Eğer balık sevmiyorsanız balık yağı takviyesi alabilirsiniz.
  2. Tam Tahıllar: Yani işlem görmemiş natural tahıllardır. Potasyumdan zenginlerdir. Lif yönünden zengin olmaları C tepkili protein seviyesini düşürdüğü gösterilmiştir ki bu kandaki enflamasyon markeridir. Esmer priniç ve bulgur tercihinizi artırın.
  3. Koyu Yeşil Sebzeler: Araştırmalar E vitaminin bedeni pro enflamatuar sitokin moleküllerinden koruduğunu göstermiştir ve bu vitaminin en iyi kaynağı koyu yeşiş renkli sebzelerdir, örn; ıspanak, kara lahana, brokoli gibi. Bu tür sebzeler aynı zamanda vitamin ve mineral bakımından da zengindir, örn; kalsiyum, demir, hastalıkla savşaan fitokimyasallar gibi.
  4. Kuruyemişler: Yani diğer sağlıklı yağlar. Özellikle çiğ badem lif, kalsiyum ve E vitamini açısından yüksektir; ceviz, alfa-linoleik asit yani bir tür omega-3 yağ türünden zengindir. Tüm kabuklu yemişler antioksidanla yüklüdür ve bu da bedenin enflamasyonun oluşturduğu zararı tamir etmesinde ve savaşmasında yardımcı olur. Kuruyemişler, balık, yeşil sebzeler ve tam tahıllar aslında Akdeniz mutfağının büyük parçalarıdır. Bu tarz bir diyetin altı haftada enflamasyon azalttığı belirtilmiştir.
  5. Pancar: Bu sebzenin mükemmel kırmızı rengi aynı şekilde harika bir antioksidan özelliklerini barındırıyor. Pancar araştırmalarda enflamasyonu azalttığı ve kansere ve kalp hastalıklarına karşı koruduğu ve lif, C vitamini ve betalain denilen bitki pigmentleriyle benzersiz bir kök sebzedir.
  6. Zencefil ve Zerdeçal: Bu baharatlar anti enflamatuar özellikleri barındıran çök özel gıdalardır. Zerdeçal, köri sosuna sarı rengini veren madde, bedende NF-kappa B denilen bağışıklık sistemini düzenleyen ve enflamasyon sürecini tetikleyen proteini kapatmaya yardımcı olur. Onun akrabası zencefilin de supleman olarak alındığında bağırsaklardaki enflamsyonu azalltığı bulunmuştur.
  7. Sarımsak ve Soğan: Pek çok araştırma bu iki sebzenin yararını övmekle bitiremez. Biz de öyle!
  8. Çilek ve Kiraz/Vişne: Onlara bu kırmızı rengi veren madde aynı zamanda anti enflamatuar özelliklere sahip. Günde bir bardak vişne suyu içmek enflamasyonu önlemek için faydalıdır.

    Karatoneid Zengini Sebze ve Meyveler: Gökkuşağı renklerinde beslenin. Dr. Andrew Weil günde 4-5 porsiyon tüketilmesini tavsiye ediyor.

    Günde 3-5 porsiyon tam tahılları,

    5-7 porsiyon sağlıklı yağları,

    Haftada 2 ile 4 kez deniz ürünlerini,

    Limitsiz baharatların kullanımını öneriyor.

Yeşil çay, Zeytinyağı, Az yağlı süt ürünlerini diyetinize ekleyebilirsiniz.

images

Size özel beslenme programınız için irtibata geçiniz.

 

 

Detoks Tarifleri


Detoksun 3. günündeyim, zor geçiyor. Özellikle ilk başları şekerden uzak durmak beni zorluyor. Fakat daha sağlıklı beslenmenin etkilerini de hissediyorum. 2. gün avokadolu ve ton balıklı bir guacamole yaptım. Tam tahıllı ekmeğin üzerine sürdüm. Nefis oldu!

Tonlu Guacamole

images-11 kutu ton balığı

1 yumuşamış olgunlaşmış avokado

1/2 limon suyu

1 tatlı kaşığı zeytinyağı

Hepsini ezerek püre haline getirin, dilerseniz kaya tuzu ve karabiberle tatlandırın.

Bugün de somon balığını fırında ızgarada pişirdim. Yanına da bir kase esmer pirinçten yaptığım pilavı ekledim.

images-2

Ara öğün olarak taze badem, bir tane mandalina ve bir tam tahıllı gevrek bar tükettim.

Bol su içiyorum ve gün boyu üç bardak yeşil çayla antioksidan takviyesi yapıyorum.

Sevgilerimle,

Özge

Nisan Haftası Detoks Programı


Merhaba, images

Nisan ayı boyunca ilkbaharı karşılamak ve kış boyunca biriktirdiğimiz toksinlerden arınmak için haftalık bir detoks programı yayınlıyor olacağım. İstediğiniz hafta başlayabilirsiniz. Ben yarın başlıyorum ve sizlerle bu hafta her gün paylaşacağım.

Nisan detoksunda sadece fiziksel bedenlerimizi değil, zihinsel, duygusal ve ruhsal bedenlerimizi de göz önüne alarak holistik bir arınmaya gireceğiz. Kanımızı daha alkali seviyeye getirmek, fazla toksinlerden arınmak ve fazla kiloları terk etmek için güzel bir dönem. Tıpkı çiçekler gibi biz de çevremizden, gıdalarımızdan, soluduğumuz havada ve içtiğimiz sudan bile toksinlere maruz kalıyoruz. Özellikle şehir yaşamında bu etki iki kat daha fazla. Beden bu toksinleri atmak için terleme, ağız, gözler, cilt, bağırsak, idrar sistemi hatta nefesinizi kullanıyor ama toksin birikimi atılımından fazla olduğunda devreye detoks diyet giriyor. Fazla şeker, kafein, stimulanlar, işlenmiş gıdalar, fast-food, az yada hiç spor yapmama ve stres bedenin doğal detoks işlevini yavaşlatıyor. Sonunda kendinizi yorgun, bitkin hissetiriyor ve sindirim sisteminiz kötüleşiyorsa, bunlar hastalıklara davetiye çıkarabilirler.

Detoksun güzel yanları şunlar; daha sağlıklı bir cilt, daha iyi hafıza ve konsantrasyon ve sağlıklı çalışan bir sindirim sistemi! Ne büyük bir lüks!

Temel detoks organları arasında lenfatik sistem, dolaşım sistemi ve kan, karaciğer, akciğerler, böbrekler, kolon, ve parasempatik sinir sistemidir. Lenfatik sistem ve kan, karaciğere böbreklere ve sindirim organlarına bedenin toksik materyallerini taşır. Burada bu çöp materyaller,  çevreden veya diğer yollardan emilmiş bütün toksin maddeler filtrelenir, paket yapılıp ter, nefes, idrar ve dışkı olarak dışarı atılır. Eğer bedeniniz toksin birikimine maruz kalmışşsa, karın boşluğu, yağ dokusu ve kan gibi diğer organlarda birikmeye başlar ve hastalıklar gelişim için alan bulur.

Detoks haftası boyunca fiziksel bedendeki toksinleri atmak için;

  1. Şekeri en aza indirin. Çıkarın.
  2. Kahve bir fincanı geçmemeli! Siyah çay da! Bitki çayları serbest!
  3. Günlük diyetinizin %80’i nötr ve alkali bazlı sebze ağırlıkli ve %20’si asitik gıdala; et vb. gibi gıdalardan oluşmalı.
  4. Detoks öncesi stimule eden gıdaları azaltın.
  5. Taze bir başlangıç için bir bardak su ve 1/2 limon suyu ile güne başlayın. Gün boyunca en az 8 ile 10 bardak su için. Her saat başı su içmeyi düşünebilrisiniz.

Aşağıda seçmeniz için detoks gıda listesi bulunmaktadır.

ProteinlerAsit Yapılı Yiyecekler%20 NişastalarAlkalin Yapılı Yiyecekler%80 Doyurucu GıdalarNötr Yiyecekler%80
En çok tavsiye edilen:Balık (%20’yi geçebilirsiniz.)Diyet programınız süresince kabul edilenler:Fasulyeler (kuru veya taze)

Kırmızı et

Kahve (sade ve günde en fazla 2 fincan)

Yumurta

Hububat (arpa, bulgur, yulaf, çavdar)

Kuzu

Mercimek

Ciğer

Kuruyemiş (Badem haricinde)

Yulaf unu, ezmesi

Bezelye

Tavuk

Kuru erik

Pirinç (beyaz)

Kabuklar ve yemişler (ay çekirdeği, kabak çekirdeği vb.)

Soya fasulyesi

Çay- (Siyah çay günde 2 bardak)

Dana eti

Buğday tanesi

Program boyunca kabul edilmeyenler:

 

Yayık ayranı

Peynir

Deniz ürünleri

Yoğurt

 

En çok tavsiye edilen:BademKarabuğdayDarı

Esmer pirinç

Diyet programınız süresince kabul edilenler:

Elma

Kayısı

Çilek, ahududu, böğürtlen

Kiraz, vişne

Şeftali/ Armut/ Erik

Mısır patlağı

Fırınlanmış patates

Susam çekirdeği

Soya sütü

Badem sütü

Tahin

Domates

Program boyunca kabul edilmeyenler:

Muz

Kavun

Kuru üzüm

Hurma & İncir

Meyve suları

Her türlü un

Üzüm

Bal

Arpa

Pekmez

Nar ekşisi

Makarna ve çeşitleri

Ananas

Unlu ve terbiyeli çorbalar

Tropik meyveler

Hiçbir zaman tavsiye edilmeyen gıdalar:

Şeker (beyaz veya esmer)

Kek, pasta, şeker, dondurma

Cornflakesler

Unlu soslar

Şekerli meyve suları ve asitli kola gibi içecekler

Reçeller

Yağlı kuruyemişler ve fıstık

Turtalar ve börekler

En çok tavsiye edilen:Taze soğanSarımsakZencefil

Soğanlar (pırasa, arpacık soğan vb.)

Çay ( bitki ve meyve çayları, yeşil çay)

Su

Diyet programınız süresince kabul edilenler:

Roka

Enginar

Kuşkonmaz

Avokado

Yeşil fasulye

Pancar

Brokoli

Brüksel lahanası

Tereyağı

Lahana, havuç, karnabahar

Kereviz, Mısır

Salatalık / Hıyar

Karahindiba

Patlıcan

Baharatlar (nane, kekik vb.)

Kıvırcık salata

Bamya

Yağlar (zeytinyağı, ayçiçeği yağı vb.)

Maydanoz, yeşil bezelye

Nane

Biberler

Turp

Ispanak

Dereotu

Diyet süresince olabildiğince organik gıdaları yemelisiniz.

Detoks haftası boyunca zihinsel, duygusal ve ruhsal bedendeki toksinleri atmak için şunları yapın;

  1. Dinlenmek detoksun sırrı.
  2. Meditasyon yolcuğunuza anlam katar. su yüzeyine çıkan düşünce ve duyguları salıvermeniz için güvenli bir alan. Nefesiniz ve zihniniz!
  3. Detoks günlüğü tutun. Her gün o gün mutlu olduğunuz ve şükrettiğiniz bir şeyleri yazın. Olumlu cümleler kullanın ve niyet edin. Duygu durum ve düşüncelerinizi gözlemleyin. Yada bırakın özgür çağrışımla kelimeler dökülsün kağıda.
  4. Yoga yapın. Twistler, ters duruşlar ve esnetici hareketler toksin atılımına yardımcı olur.
  5. Refleksoloji ile hem bedendeki hem de enerjinizdeki toksinlerin atılımına destek olabilirsiniz. Masajlar da dolaşım ve lenfatik sistemdeki toksinlerin atlımında çok faydalı.
  6. Televizyon ve haberlerden bir hafta işinizle ilgili değilse uzaklaşın.
  7. Çevrenizde size destek olacak arkadaşlarınız ve ailenizle görüşün.
  8. İyi hissettirecek yazılar okuyun, filmler izleyin.
  9. Bedeninizi dinleyin. Dinlemeniz gerekince dinlenin.
  10. Detoksu sağlığınıza bir zıplama tahtası olarak görün ve detoks bitiminde hamburger yerine sağlıklı besinlerle bir kutlama yapın.
  11. Terlemek detoks boyunca çok yararlı. Bol su için ve sıcak yoga, sauna, hamam gibi terleyebileceğiniz seçenekler bulun. Derin nefesler alın ve esneyin.

Önümüzdeki günler boyunca detoks tarifleri ve ipuçları için takip ediniz.

Sevgiler,

Özge Şimşek

Kaynaklar:

Hindistan Cevizi Yağının Yararları ve Kullanım Alanları


  1. Hindistan cevizi yağı metabolizmaya canlılık verir ve cildimiz için oldukça faydalı bir yağ türüdür.
  2. Karbonhidratı düşürüp hindistan cevizi yağını diyetinizde artırdığınızda kilo vermeniz kolaylaşır.
  3. Cildinize sürebilirsiniz. Saçlarınızı canlandırabilirsiniz.
  4. Bütün yağlar eşit değildir. Hindistan cevizi yağı kısa süreli orta dereceli doymuş yağ asit zincirinden oluşur (MCFAs) ki bu sağlıklı bir doymuş yağ türüdür. Bedenimiz bu yağ çeşidini karaçiğerdeki yağları metabolize eder, yağ olarak depolamak yerine hızlı enerjiye dönüştürür ki böylece beyin ve kas sistemi için gereken enerji paylaşılmış olur.
  5. Eğer sindirim sorunu yaşıyorsanız veya mide şişkinliğiniz varsa hindistan cevizi yağı bu sorunlara çözüm olabilir. İçindeki yağ asitleri anti-mikrobiyel özellikler içerdiğinden bakteri, candida veya parazitlerden oluşan kötü sindirime destek olur.
  6. Garvan İnstitute of Medical Research yapılan bir araştırmaya göre hindistan cevizi yağı insülin direncine karşı koruyor, diyabet 2 riskini azaltıyor. MCFA yağları hücrelerin absorbe edebileceği kadar ufak ve hücrede hemen enerjye dönüşebiliyor. Bu süreç sadece yağ birikimin azaltmakla kalmıyor aynı zamanda insülin hassasiyetini güçlendiriyor.
  7. İçindeki sağlıklı yağlarda laurik asit, caprylik asit ve caprik asit bulunuyor bu yağ asitleri antifungal, antinakteriyel ve antiviral özellikleriyle bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Laurik asit en yüksek konsantrasyonlu MCFA yağ asitidir ve ortalama %75sidir. Beden bu yağı monoalaurine çevirir bu da virüslerle savaşmayı kolaylaştırır örneğin; herpes, nezle, candida gibi.
  8. Orta dereceli doymuş yap asit zinciri oluşundan dolayı daha yüksek ısılarda kullanılabilir. Eğer yüksek ısılı pişirme yöntemleri kullanıyorsanız hindistan cevizi yağını deneyebilirisiniz, zeytinyağı yüksek ısılarda oksidize olarak free radikallerin oluşumuna sebep verir.
  9. Eğer şeker canınız çekiyorsa sabahalrı bir kaşık hindistan cevizi yağı ile bu ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Uygun miktarda sağlıklı yağlar ve protein ile enerji rezervlerinizi destekleyebilirsiniz.
  10. Cildinizi nemlendirmek ve temizlemek için kullanabilirsiniz.
  11. Hamilelik dönemi oluşabilen çatlakları önlemek için sürebilirisiniz.
  12. Tiroid fonksiyonlarını desteklemek için kullanabilirsiniz.
  13. Güneş yanıklarına ve güneşten korunmek için SPF 4 olarak sürebilirisiniz.
  14. Güzel bir masaj yağı yapabilirsiniz.
  15. Dudaklarınıza doğal dudak kremi yapabilirisiniz.
  16. Emziren anneler göğüs uçlarına sürebilirler, hem nemlendirerek acıyı azaltır hem de bebeğinizin hoşuna gider.
  17. Egzemaya iyi gelir.
  18. Burun deliklerine sürerek alerji semptomlarınızı azaltabilirsiniz.
  19. Erkekler tıraş sonrası kremi olarak kullanabilirler.
  20. Böcek ısırmalarında fayda sağlar.
  21. Kurumuş ayaklara iyi gelir.
  22. Düzenli olarak her gün kullanıldığında uyku düzenine destek verir.
  23. Kalsiyum ve magnezyumun emilimine yardımcı olur.
  24. Karbonat ile kullanıldığında diş beyazlatıcı diş macunu olarak kullanabilirsiniz.
  25. Ev hayvanlarınızın derisine sürebilirsiniz.
  26. Mide ağrısı ve bulantısında ılık zencefil çayı içinde içebilirsiniz.
  27. Hormon üretimine destek olur.
  28. Laurik asit anne sütünde de vardır ve tek bu yağ asiti sadece hindistan cevizinde bulunmaktadır.
  29. Günlük olarak yenildiğinde zihinsel aktiviteyi canlandırır.
  30. Doğal olarak uçukları temizler.

10 facts about coconut oil

Kolay bir tarif: Yüksek proteinli, gluten ve süt ürünleri yok

1 tatlı kaşığı hindistan cevizi yağı

1 bardak ceviz veya badem

1 bardak hurma

3-4 tatlı kaşığı organik kakao tozu

Hindistan cevizi tozu

Hepsini blendardan geçirin. Küçük toplar haline getirip hindistan cevizi tozuna bulayın ve buzdolabında 25 dakika bekletin.

 
 

 

 

Previous Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: