Ücretsiz E-Book!


İlk kitabımı e-book olarak sizlere sunmaktan büyük mutluluk duyarım. Alttaki linke tıklayarak açabilirsiniz! Paylaşabilirsiniz!

Holistik Sağlık Sırları

Holistik Sağlık Sırları

Reklamlar

2014 Tahta At Yılına Doğru… Yenilenme ve İlerleme…


Card-Reiki-11

Geçen senenin su yılanı bizi yavaş bir döngüde esnetirken bu sene tahta at yılı daha hızlı ve dinamik bir yıla hazırlıyor. Karar almanın, kararlara bağlı kalmanın sonuçlarını daha kısa sürede görebileceğimiz bir yıla girdik. Seyahat etmenin, işte yükselmenin, geçen sene alınan kararların uygulanması şeklinde bu senenin enerjisi açıklanabilir. Senenin ilk haftasında Tokyo, Japonya’daydım. Fazlasıyla etkilendim. Uzun ömür, sağlıklı beslenme, hareket, çalışkanlık gerçekten de Japon günlük yaşamında göze çarpan noktalardan. Bol proteinli (balık ve sebzeli), az şekerli, az kahveli, bol yeşil çaylı, kavrulmuş arpa çaylı ve pirinçli ama bir o kadar da lezzetli bir mutfakları var. İnsanlar sürekli hareket halindeler ve fiziksel yapılarına önem gösteriyorlar. Obez insan sayısı parmakla sayılacak kadar azdı. Makrobiyotik beslenmeye olan merakımdan olsa gerek neredeyse tüm yediğim yemeklerin tadı damağımda kaldı. Koyu bir yeşil çaydan tüten yosun kokusu mesela… Ya da Rainbow Bridge doğru bakarken İzakaya yemekleri yemek…Görüntü ve kokular da hafızımda yerini aldı. Yeşil çayın metabolizmayı hızlandıran ve antioksidan açıdan dolu özellikleri her gün içildiğinde kilo vermeyi hızlandırdığı gibi kötü kolestrolü düşürüp anti viral ve anti bakteriyal özelliklerinden de faydalanmayı sağlıyor. Fakat bu özelliklerin etkisini göstermesi için günde 1 fincan yeşil çay içmek yeterli olmayacaktır. En az 4 fincan günlük yeşil çayı tüketimi yapmalısınız. Bunun için en kolay yol içtiğiniz siyah çayı yeşil çaya çevirmek olabilir.

Bu sene sizlere biraz daha farklı köşelerden bakmaya yardımcı olmak niyetindeyim. Stresten biraz arınmak isteyebilirsiniz, spiritüel bağlarınızı kuvvetlendirmek istiyor olabilirsiniz, sağlıklı kilo verme niyetindeyseniz bu konuda koçluk, yada bu sene için olumlu başlangıçlara adım atmak için ilham ve motivasyon desteğine ihtiyacınız varsa, size yardımcı olmak için buradayım. Kış ve bahar aylarında bu konularda çalışmalar ve workshoplar eşliğinde küçük gruplar şeklinde veya bireysel olarak çalışma alanları oluşmakta. Mesela bahar aylarında bir holistik festivalde sizleri görmeyi niyet ediyoruz…

Ocak-Mayıs ayları arasında yani yılın ilk 5 ayında hazırladığım Full Reiki paketlerini tavsiye edebilirsiniz. Full Reiki paketinde 3 seanslık Reiki çalışması bulunuyor ve ilk beş ay içinde dilediğiniz zaman kullanabilirsiniz.

Yada ikinci seçenek Karıştır, Seç ve Rahatla paketi ile dilediğiniz üç seansı seçebilirsiniz. Mesela; Reiki, İridoloji ( iris okuma analizi) ve Beslenme, Refleksoloji, Ear Candling, Angel Readings, Yoga gibi…

Paketlerin değeri 300 tldir. Bana mail atmanız yeterli. ozgeyegonder@gmail.com

Reiki nedir?

Japon tarzı bir stres azaltma ve enerji dengeleme üzerine dayalı holistik ve hafif dokunuşlu bir şifa sistemidir. 1800’lerden beri Japonya’da Usui Reiki Ryoho olarak adı geçer. Amerika gelmesiyle bu teknik gelişmiş ve genişlemiştir.

images

Reiki’yi kendiniz öğrenmek ve geliştirmek istiyorsanız;

Reiki 1 eğitimi: Hayatınızın hangi noktasında olursanız olun, Reiki Usui sistemi felsefik inançlarınızı içinizdeki kaynakla harmonisi sağlayacaktır.  Reiki 1 inisinasyonundan sonra Reiki evrensel enerjisine uyum sağlarsınız. Aile ve dostlarınıza ellerinizden akan enerji sayesinde rahatlabilir ve ağrılarını azaltabilirsiniz. Reiki modern tıbbın yanında kullanıldığında iyileşme süresini hızlandırır. Saf bir enerji kaynağıdır ve tüm bedenlere uyum getirir. Reiki evrensel yaşam gücü enerjisi nötrdür ve pozitif yaklaşımla güçlenir. Bir Reiki uygulacısı olarak egonuzu ve müşterinizi iyileştirme isteğini dengede tutmanız gereklidir. Siz sadece bir kanal olarak temiz enerjiyi aktarın ve şifa kendisini gösterir, hem de herkesin en yüksek faydası olacak şekilde. Ayrıca Reiki her an, her zaman ve her yerde kullanabileceğiniz bir stresi bırakma, acıyı azaltma ve enerji artırmak için kullanılan bir araçtır. Holistik bir self-heal tekniktir. Özel bir yer veya mekana gerek yoktur. Tabi ki yaratıcılığınızı kullanabilirsiniz. Reiki bir din değildir ve diğer doktrinlere bağlı da değildir. Herkesin yararlanabileceği bir tekniği öğrenmektir. Reiki 1 seviyesinde hands-on dediğimiz ellerinizi şifa isteyen kişinin üzerinde ve kendinizin gezdirerek yapabilirsiniz. Tarihçe ve el pozisyonları öğrenilir. İki tam gün ve bir tam gün sürer eğitimleri. Meditasyonlar ve reiki paylaşımı yapılır. Eğlenceli olduğu kadar rahatlatıcı ve ilginçtirde.

Yatırım: 250 tldir. Sertifikanız için 9 kişiyle deneme çalışmalarını tamamlamalısınız.

Reiki 2 eğitimi: Bu eğitimle daha yüksek enerji titreşimine açılırsınız ve üç yeni sembol öğrenirsiniz. Güç sembolü, Zihinsel sembol ve uzaktan enerji gönderimi sembolü olarak. Bu semboller ile belirli amaçlar için enerjiyi odaklayabilirsiniz. Mesela Reiki grid kurup hayatınızdaki bir olaya veya karara, kişiye Reiki evrensel enerjisi göndererek en yüksek hayrı niyetleyebilirsiniz veya gelişimi hızlandırabilirsiniz. Reiki 1 eğitiminden sonra en az üç ay geçtikten sonra bu seviyeyi almanız tavsiye ederim. Sembolleri kullanmayı öğreneceksiniz ve uzaktan enerji gönderimi konusunda derinlere ineceksiniz. Mesela kendinize uzay zamanda çocukluğunuza ve gelecekteki size enerji gönderebilirsiniz.  1 tam gün ve 1 yarım gün sürer.

Yatırım: 275 tldir. Sertifikanız için case study yani durum çalışması yapmanız beklenir.

images-1

Reiki 3 Master eğitimi: Bu eğitim Reiki evrensel enerji sistemini başkalarına öğretmek ve inisinasyonları yapmak içindir. Master sembol öğretilir. Reiki 2 eğitiminden sonra en az 1 sene geçmiş olmalıdır. Enerjisi çok yoğundur ve hayatınızda etkili açılımlar ve değişimleri getirir. Hazır hissettiğiniz de mükemmel bir dönüşüm aracıdır. 2 tam gün sürer ve meditasyon çeşitleri uygulamalı öğretilir. Daha evrensel şifalama teknikleri üzerine konuşulur.

Yatırım: 500 tldir. 2014 yılının ilk beş ayında satın alırnırsa 100 tl indirim kazanırsınız. Bana mail atmanız yeterli: ozgeyegonder@gmail.com

Umarım bu sene size adım atma cesareti, sevgi ve sağlık getirir. Sizlerin gelişim ve dönüşüm hikayelerinizi duymayı isterim.

Sevgi ve ışıkla,

Özge Şimşek

Kozmik (Matrix) bilinç ve kozmik bio enerji by Raji khan


Kozmik (Matrix) bilinç ve kozmik bio enerji

Yaşadığımız çağ bir enerji çağıdır. Peki bu çağa uymak ve enerjimizi arttırmak için neler yapmamız gerekir? Daha güçlü olan ruh enerjimizi nasıl ön plana çıkarabiliriz? İnsan bilinç ötesine (Astral Beden ile seyahat) nasıl geçebilir?
Bu sorulara bir cevap bulmak istiyorsak, öncelikle bilmemiz gereken şey İnsan’ın bir Kozmik enerji olduğu gerçeğidir.
Sonsuz ve genişleyen uzaya: “Makro Kozmos” adı veriyoruz. Bir de insan ruhunda mevcut olan enerji uzayları vardır ki buna da: “Mikro Kozmos” adı verilmektedir. Makro Kozmos’da var olan tüm mevcudiyet ve bilgi, Mikro Kozmos’da da vardır. İşte insan’ın en büyük özelliği bu kozmik bilgiye sahip olmasıdır. Yani insan, sonsuzlukda bir noktadır, fakat aynı zamanda da kainatın efendisidir.
Modern bilim, insan organizmasının sadece moleküllerden oluşan fiziksel bir yapısının olmayıp, tam tersine insan’ın tüm evrende olduğu gibi onun da bir enerji alanına (Mikro Kozmos Enerjisi) sahip olduğunu doğrulamaktadır. İnsan sadece fiziksel bir beden olarak yaratılmamış, aynı zamanda insana bir Ruh enerjisi verilmiştir. Yani bizler, enerjiden ibaretiz ve sürekli hareket halinde olan Mikro ve Makro enerji denizinde yaşıyoruz ve balık misali bu enerjinin içinde yüzen enerji varlıklarıyız.



Enerji; kendini madde olarak değil de hareketle gösteren bir kuvvettir. Herkesin kabul edeceği gibi görünmese de, gerçek olan bir kuvvet vardır ve bu kuvvet enerjidir. Bu noktadan hareketle evrende bulunan yegane şeyin, aslında “enerji” olduğunu söyleyebiliriz. “Einstein’ın izafiyet teorisinin” önemli sonuçlarından biri de, enerjiyle maddenin, birbirinin yerini tutabileceği kabulüdür.
İnsanda mevcut olan Enerji Alanı (Aura; canlıların etrafını saran enerji ışınları) bedenin koruyucu “enerji katmanıdır”. Enerji Alanını, vücutta enerji noktaları (7 adet chakra) oluşturur. Bu fizik dışı bedene “Astral Beden” denir. Astral beden zaman zaman fizik bedenimizi terk edebilir. Buna da “Astral Seyahat” denir. Bilimin ilerlemesiyle birlikte sahip olunan teknoloji ile Batılı araştırmacılar insanda var olan bu enerji alanlarını inceleme ve ölçme imkanı bulmuşlardır. Önceleri gizemli olan bu olay şimdi bilim dünyasında görüntülerle yerini almaya başlamış ve hatta etrafa yaydığımız bio enerjinin resimleri bile çekilmiştir.
Bedendeki ve ellerdeki “enerji akış noktaları” yani chakralar, bizlere ilahi bazı işaretleri hatırlatmaktadır: 7 Enerji Merkezi, 7 kat sema (cennetler); 7 hayati noktada 7 hayati salgı bezi gibi…
Doğada mevcut olan şekilleri ve insanların çizmiş oldukları motifleri inceleyecek olursak, 7 ‘nin sırrının hemen hemen her yerde mevcut olduğunu görürüz. Kar taneleri, çiçekler, kilim motiflerimiz, çini süslemeler, Camilerin içersinde mevcut olan İslam motiflerinde hep bu 7 enerji merkezleri işlenmiştir.
Mesela, kristallerden yansıyan 7 rengin insana müspet etkileri vardır. Camdan bir fanus, kristal prizma şeklinde yapılır ve altına bir traş bıçağı konursa bu bıçak, ömür boyu kullanılabilir. Jilet hiçbir zaman paslanmayacaktır. Piramitlerin içindeki cesetler işte bu sır yüzünden çürümemiştir. Binaların tepesi piramit şeklinde olsa insanların ömürleri uzayacaktır. Cam kristallerde saklanan sular, şerbet ve gıdalar çok özellikler kazanırlar ve şifa verirler.


Camilerin içinde de kristaller mevcuttur. Osmanlı dönemi camilerinin içinde mevcut olan kristallerin yönleri ve şekilleri tesadüfi değildir. Camilerin üstünün kubbe şeklinde olması, kozmostan gelen enerjinin o yuvarlaktan içeri girmeleri ve camidekilerin huzurlu olmasını sağlamak için yapılmıştır.
Kristaller şekline, yönlendirilmesine göre canlı cansız her şeyi etkileme gücüne sahiptirler. Bu da onun tedavi edici bir özelliği olmasından kaynaklanmaktadır. Kristal taşlı yüzüklerde bulunan enerji de insan sağlığına etki etmektedir. Oturduğunuz yerde başınıza piramit bir şapka veya yuvarlak köşeli bir örtü ile örtmek sizin “enerji boyutunuz”da yüksek bir farklılık ortaya çıkaracaktır.
İnsanların saçlarının anten gibi, başının da yuvarlak ve kubbe gibi olması Yaratıcı’nın planının çok ince düşünülmüş, insanlığa ibret dersi verecek bir parçasıdır. İşte aslında İslamiyetde ve diğer dinlerde başı örtmek bu kozmik enerjiyi toplamak içindir. Çünkü insanda bulunan en önemli ve hassas chakra başıdır. İşte bu yüzden Yunus Emre: “Ayak idik, Baş olduk, uçtuk Elhamdulillah” demiştir.
Makro Kozmostan gelen ve orada daima mevcut olan bio enerji; yeryüzünde bulunan insan organizmasının hücrelerine, bitki tohumlarına, yani çevremizde bulunan bütün canlılara “moleküler” seviyede etki etmektedir.
Sonuç olarak, insan ancak ruhen maneviyata erişebilir ve yine ruhu ile gerçek dünyayı, doğayı, Allah’ın yarattıkları üzerinde düşünme iradesi bulabilir. Huzurlu bir dünya ve insanlık için “Yaratıcı Güç”le, düşünce gücümüzle vicdanımızı bağlantılandırıp, oluşturulan bu rabıtanın kopmamasını sağlayarak huzurun artmasını temin edebiliriz. Bunun için de her daim Allah’a bağlı olmak ve O’nun yüce iradesine sığınmak gerekir. Buna tasavvufta İlm-i ledun ve ilahi aşk ile Akl-ı Kül’e bağlanmak denir.
Akl-ı Kül olunca “Kamil İnsan” mertebesine ulaşırız ve o zaman her daim mevcut olan kozmik enerjisini (Bio Enerji) hissetmek mümkün olacaktır. “Kamil İnsan” mertebesinde olmak demek, ruhen Allah’a yakınlaşmak demektir. O her daim bizlerledir ve bize şah damarımızdan bile daha yakındır. Bunu hissederek sonsuz güce erişebilir ve hatta beden beynimizden çıkarak, gerçek manevi ilmin mevcut olduğu Kozmik Ruh enerjisine (Matrix) sahip olabiliriz. İşte o zaman insan, hakikat mertebesine ulaşmış olacak ve ana bilgisayar “Levh-i Mahfuz”da mevcut olan sınırsız bilgi insana verilecektir. Her daim huzur bulmak için tek yapmamız gereken şey bu kozmik enerjinin bir parçası olarak yaşamaktır. Ruhen var olmayan bir boşlukta yaşarsak bu bahsettiğimiz Kozmik Bilinç ve bilgi bizlere verilmeyecektir.

 

Sevgili Raji’nin yeni blogunu takip etmenizi tavsiye ederim.

http://piremre.wordpress.com/

DİĞERLERİ SENSİN- Stefano e D’anna


Gerçek insan için diğerleri ile olan karşılaşmalar, kendini tanıma, kendi tamamlanmamışlığını keşfetme ve onu iyileştirme amacı güden bir taktik oyunundan ibaret.

STEFANO E. D’ANNA

Bu yazı, derginin ocak sayısında ‘Tek Başınalık’ konusu üzerine yola çıkardığım düşünceler kervanının devamı niteliğindedir. Tek başınalık ve başkaları, yaşamımızın en ilgi çekici kutuplaşmasıdır. Tıpkı aydınlık ve karanlık, korku ve sevgi, yaşam ve ölüm gibi, en can alıcı ikiliktir. Biri varken diğeri gerçekleşemez.

Hiçbir okul, ebeveyn, akıl hocası, öğretmen ya da üniversite; bize, diğer kişilerin ne anlama geldiğini, neyi ifade ettiklerini ve neye hizmet ettiklerini öğretmedi. Dahası, hiç kimse, onlardan nasıl faydalanacağımız, onları nasıl idare edeceğimiz konusunda bizleri bilgilendirmedi. Diğerleri, senin dünyadaki yansımalarındır ve karşılaştığın her kimse senin ayna tarafından yakalanmış, uçuşan görüntünden ibaret olacaktır. Gerçekte, sen sadece kendinle karşılaşabilirsin. Karşılaştığın her kimse, o sensin. Bunun farkına varırsan, karşılaştığın her insan, gaddarca bir katiyetle sana kim olduğunu, kaderinin ne olduğunu anlatmaya muktedir, Delfi Tapınağı’ndaki ayini yöneten kâhin Pythia halini alır. Birkaç dakika içerisinde kendini keşfedebilir, kendin ve hatta öteki hakkında her şeyi bilebilirsin. Karşılaştığın her kişinin ve onunla benzer düşüncelere sahip başkalarının kaderini anlayabilirsin. Kendini ne kadar çok tanırsan, dış dünya ve diğerleri senin için o kadar anlaşılır olur.

İçsel mesafe

Dreamer’dan öğrendiğim ve ‘Tanrılar Okulu’ kitabında kaleme aldığım konular arasında en hayranlık uyandıranlardan biri, şimdi anlatacaklarımın ortaya çıkmasıydı; bir karşılaşma, görünenin ve ele alınan konunun tül gibi ince tabakasının ötesinde içsel bir mesafeyi ölçer, içindeki sen ve kendin arasında var olan mesafenin dışarıya vurumudur. Diğerleri ile karşılaşmanın en gerçek ve en kazançlı neticesi budur. Gerçek çalışma yapıldığında, bu açıklığı kapatarak, kendi içindeki bu mesafeyi kat ederek, dünyanın çeşitliliğinin azaldığını ve diğerlerinin sayısının artık ihtiyaç duyulmayan araç gereçler gibi hayatından kaybolana dek yavaş yavaş yok olduğunu göreceksin.

Kendimden ne kadar çok uzaklaşırsam, aradaki bu mesafe, o kadar çok başkalarıyla, sıradanlıkla, sayısız zorluklarla ve çoğu hoş olmayan olaylar karmaşası ile dolu olmak durumunda kalır. İçimdeki uzaklığı ne kadar çok kapatırsam, dünya kendimle arama o kadar az nüfuz edebilir. Bu anlayış olmadan insanlar birbirleriyle uyur gezer halde, yani kaygılar içinde, sıkıntılı, şüphe ve korkularıyla kederlenmiş ve gündelik ahenksizlikleri içinde kaybolmuş biçimde karşılaşırlar. Ve bu karşılaşmalardan, kişinin kendi sıradanlığını ve yalanlarını yok ederek, kendi hâkimiyetini ele geçirmesi anlamına gelen tek gerçeği ve kalıcı faydayı sağlamak yerine, amaçlarını; anlamsız, beyhude ve dışsal menfaatlerini elde etme niyetiyle bir araya gelirler. İnsanlar kendilerini ne kadar çok gerçekleştirmeye, iktisadi ve ticari faaliyetleri görüşmeye ya da görünürde önemli olan kararları almaya adamış olsalar dahi, gelişmiş bir kişinin bakış açısı doğrultusunda incik boncuk, ıvır zıvır ya da çer çöp üzerine müzakere ve pazarlık etmekle meşgul, uygarlıktan nasibini almamış bireylerden biraz daha hallice bir görünüme sahip olurlar.

Sorumlu sizsiniz

Olaylara anlam yükleyen, hayatınızı kalabalıklaştıran insanları yaratan sizlersiniz. Onların manevi, insani niteliklerinden, eylem ve tepkilerinden, anlayışından siz sorumlusunuz. İster bir saniye, ister bir ömür boyu sürsün; onları aydınlatmak ya da karanlıkta bırakmak sizlerin elindedir. Onları hem hızlandırabilir hem de yavaşlatabilirsiniz. Hayatınızda tutabileceğiniz gibi, gitmelerine de izin verebilirsiniz. Dünya, sadece size dayalı olarak insanların var olduğu ve olayların gerçekleştiği ışık ve gölge oyunudur.

Gerçek insan için diğerleri ile olan karşılaşmalar, kendini tanıma, kendi tamamlanmamışlığını keşfetme ve onu iyileştirme amacı güden bir taktik oyunundan ibaret.

Kusursuzluk için hazırlanmalısınız

Diğerleri kendi suretimizi yansıtan aynalardır. Diğerleri, oluşumuzu görünür yapan, psikolojimizin cisimleşmiş halidir. Gerçekte diğerleri, -içinde bulunduğunuz duruma bağlı olarak- ya kaygılarınızı, kararsızlıklarınızı, ızdırabınızı ve korkularınızı, ya da bağımsızlık halinizi, huzurunuzu ve kararlılığınızı yansıtır. Böyle bir farkındalık, -ona karşılık gelen oluş hallerini yaşarsak- istikrarlı, temiz ve ahenkli bir dünya ile karşılaşmamıza olanak sağlayacaktır.

Diğerleri bizim ‘oluş’ durumumuzun yansımalarıdır. Birtakım durumların içimizden yok olması demek, birtakım olayların ve insanların yaşamımızdan yok olması demektir. Saygın, dengeli ve parlak bir yaşama geçmeye hazır olmayan insanlık için, sadece olumsuzluk ve usanç dünyasına geçiş mümkün olabilir.

Tamamlanmamış kimse, kendisi ile baş başa kalmaya, kendi kendisine eşlik etmeye tahammül edemez; dolayısıyla her zaman için dış dünyaya yönelir. Onun bu eksik, suçlu hali, kendisini sürekli olarak başkalarını aramaya, mütemadiyen beklenti halinde olmaya ve daima bir şeylerin gerçekleşmesini beklemeye teşvik eder. ‘Oluş’un yükselmesini besleyen bir durum olan tek başına olma hali, hazır olmayan insanlara sıkıcı gelir; çünkü bu hal, duyguları sımsıkı kontrol altına alarak, insanları, olayların, koşulların ve hepsinden öte diğerlerinin yokluğuna yönelterek sükûnete doğru yol alır. Kusursuzluk için hazırlanmalısınız; yoksa o bir gölge, bir korku, bir tehdit kılığında yaşamınıza girecektir. Bu duruma hazırlıksız olan kişi sıkıntıdan boğulur. ‘Oluş’un birliğini ve dinginliğini, hareketsizlik ve başıboşluk olarak değerlendirir. Etrafındaki dünyanın yegâne sorumlusunun kendisi olduğunu fark eden sıradan bir insan, kendisini sıkışmış, boğulmuş hisseder.

Başkaları tarafından gerçekleştirilen bir dünyada, kendi kaderinin ‘usta’sı olma sorumluluğunu üstlenmek yerine bu yaratımın, bu gölgelerin sadece bir parçası olduğuna inanmayı tercih eder; çünkü Yaratan olmak ve düşleyen olmak hali bu kişi için fazlasıyla güçlüdür. Bir ‘düşleyen’in yaşamında kararsızlığın en ufak bir atomuna yer yoktur. Bunu kavradığınızda kendinizi, ya haklı çıkarmalar, yakınmalar ve suçlamalarla uykuya teslim edeceksiniz, ya da gelişiminize ve ilerlemenize adayacaksınız.

Kendine yönel… Eğitimimiz bu olmalıdır. Orada, dışarıda hiçbir şey olmadığının farkına varmalısın. Soracak kimse yok. Sana gideceğin yolu gösterecek kimse yok. Başkalarının senin için bir şey yapamayacağını anladığın an özgür olursun. Nihayet o zaman kendinden, eşsizliğinden ve özgünlüğünden beslenecek özgürlüğe kavuşursun.

Yenilmişlik duygusu

Buna karşılık sıradan insanlar, başkalarıyla beraber olma özlemi duyarlar; sürekli olarak kendilerine eşlik edecek birilerinin arayışındadırlar. Bir kimse restorana, sinemaya ya da gece kulübüne tek sebeple gider: Başkaları ile karşılaşmak. Ve her defasında eve yenilmişlik duygusuyla döner. Çünkü karşılaştığı diğerleri, aslında zaman içindeki kendisidir. Diğerleri zamandır. Diğerleri onun yakasını bırakmayan geçmişidir.

Zafer, hiç değişmeden tek olabilmektir. İnsanlar yalnız kalmamak için, yalnızlıklarının üstesinden gelmek, bir başkasında mutluluğu bulmak için evlenirler. Ancak birbirine tutunan iki tamamlanmamış insan, birbirlerini tamamlayabileceklerini, birlikte bir bütün olabileceklerini düşünerek kendilerini aldatırlar. Zira iki eksik insanın birliğinin neticesi eksikliğin karesidir.

Seyyar cennet

Sıradan insanlar, özellikle de gençler mutluluğun gerçekte içsel bir mesele olduğunun farkında değiller. Mutluluk sadece bu anın isteyerek gerçekleştirilen seçimidir ve zaman içinde olamaz, başka bir kişi ile birlikte yaratılamaz. Bu imkânsızdır. Sadece sen, zamanın yokluğunda, öze dönerek, birliğine yeniden kavuşarak mutlu olabilirsin. Bütünlüğün çoğul hali yoktur. Bütünlük, iki ya da üç kişi ile birlikte elde edilemez. Tıpkı bir kişinin, iki ya da üç kişi ile birlikte sağlıklı ya da mutlu olamayacağı gibi. Bütünlüğünün, doğruluğunun, mutluluğunun seviyesini alçaltırsan, yaşam parçalara bölünür, bir kaleydeskop halini alır. Masumiyet, bütünlüğe dönüştür, bir geri sarmadır. Bütünlüğe ne kadar çok yaklaşırsan, başkalarına o kadar az bel bağlarsın, diğerlerine o kadar az ihtiyaç duyarsın; ta ki kendi tabiatına ulaşana dek. Kendi başına olmanın alternatifi yoktur; kalabalıkların ortasında, pazar yeri karmaşasında bile sürdürebileceğin, koruyabileceğin minnet halidir.

Zamandan bağımsız olmak, yaşamı son derece kolaylaştırır. Kendinizi zamandan özgürleştirin. Kendinizi diğerlerine duyduğunuz hipnotik ihtiyaçtan arındırın. İçinizdeki cennete ulaşmak için kendinizi eğitin. Cennette yaşamanızı sağlayacak ne bir rol, ne bir arkadaş ne de bir ilişki var. Sadece siz, kendiniz bunu başarabilirsiniz.

Hiçbir evlilik, müzik, uyuşturucu madde ya da cinsel birleşim, size mutluluğu ve cenneti vaat edemez. Hiçbir siyaset, din, rahip, usta, guru… Bunu sadece siz gerçekleştirebilirsiniz.

http://www.tempomag.com.tr/yazarlar/makale/55685.aspx

Merlin’den Dersler 2


Büyücü, gelip geçen dünyaları seyreder 

ama Ruhu ışığın krallığında yaşar.

İzlenenler değişir; izleyen değişmez.

Bedeniniz, anılarınızın ev dediği yerdir.

Hepimizin içindeki büyücüye Tanık da denilebilir. Tanığın rolü değişen dünyaya karışmak değil, onu görüp anlamaktır.

Göreli dünyada görebildiğimiz, duyabildiğimiz veya dokunabildiğimiz herşeyin temeli enerji ve bilgiye dayanır.

En derin anlamıyla görme,uykudayken veya rüya görüyorken de gerçekleşebilir, çünkü görmek demek, evrensel zeka’nın farkında olmak demektir. Tam bir tanık olduğumuzda her şey anlaşılır.

İçimizdeki büyücüyle karşılaşmadan önce hepimiz öğrenmek için duyularımıza ve zihnimize bağlı kalırız.  Bu, öğrenilmiş bir bilgidir. Bizi ilgilendiren şeylere göre kataloglanıp hafızaya kaydedilmiştir; bu yüzden seçicidir. Büyücünün bilgisi ise içten gelir.

Işık, varlığın yüksek durumları için kullanılan bir mecazdır. Birisi ölüme yakın bir deneyim yaşayıp “Işığı gördüm” dediğinde, benliğinin daha ince bir durumunu deneyimlediğini söylemek ister. Diğerleri buna cennet veya başka bir alem diyebilir, ama büyücü için şu sıradan dünya bile zaten yalnızca bir görüntüdür.  O da farkındalıktan yansımıştır.

“Tüm farkındalıklar ışıktır” dedi Merlin, “tüm ışık farkındalıktır.” Dünyayı cennetten, zihni maddeden, gerçeği gerçek olmayandan ayırmak için oluşturduğumuz duvarlar kendimizi rahatlatmak için örülmüştür. Bunları, yarattığımız kadar kolay bir şekilde yıkabiliriz de.

Bilgi, farkındalığın saklanabilir halde belirmesidir; bu kitap(yazı) gibi. Bir kitabın ne olduğunu bilmeseydiniz, onun garip bir şifreyle yazılmış işaretler topluluğu olduğunu söyleyecektiniz ki o aslında bir farkındalık düzeyinin diğer bir farkındalık düzeyiyle haberleşmesini sağlayan kanaldır.

Merlin için tüm dünya kendi kendiyle konuştuğu bir yerdir. “Eğer herhangi bir şeyi unutursan” diye Arthur’a tembihledi, “orman sana hatırlatır.”

“Ormanın hatırlatmadığı birçok şey var unuttuğum” diye itiraz etti çocuk.

“Doğru değil” dedi Merlin. “Unutabileceğin tek şey kendinsin ve o her ağacın altında bulunabilir.”

Dünya niye var? Çünkü engin bir bilinç(consciousness), hayatın şifresini yazıp sınırsızlığını zaman sayfasında açıklamak istedi. Büyücünün, bedeninin nerede bittiğini ve dünyanın nereden başladığını  söylememesi şaşılacak bir şey değildir. Siz mi bu yazıyı hayal ediyorsunuz, yoksa bu yazı mı sizi?

“Büyücünün Yolu”, Deepak Chopra. Dharma Yayınları.  Çev: Levent Kartal. 1999


Merlin’den Dersler 1


Hepimizin icinde bir buyucu vardir.

Buyucu herseyi gorur ve bilir.

Aydinlik ve karanlik, iyi ve kotu, zevk ve aci gibi zitlilarin otesindedir buyucu.

Buyucunun gordugu herseyin koku, gorulmeyen bir dunyadadir.

Doga, buyucunun hallerini yansitir.

Zihin ve beden uyuyabilir, ama buyucu her zaman uyaniktir.

Buyucu, olumsuzlugun sirrina sahiptir.

Dersle Yasama

Merlin’in sozleri, topragin derinliklerine sizan su gibi derin bir duzeyde etkisini gosterir. Bugun topaktan cikan kaynak suyu, binlerce hatta milyonlarca yil once yagmur olarak dusmustu. Toprafa sizan bu uyun hakkinda kime pek bir sey bilmez; nereye gider,derin kaya katmanlarinda nelerle karsilasir. Ama bir gun yercekiminden kurtulan su, sasirtici bir sekilde saf ve temiz olarak karanlik diplerden cikar.

Merlin’leyken de boyle olur. Oturup birkac dakikda dinlerseniz, sozleri yerlesmeye baslar. Birakin bu olsun ve bilgelik isini gorsun. Herhangi bir onuc beklemeyin, sadece olanlara dikkat edin. Olan hersey iyidir.

Ilk ders buyucuyu bulmak ve onun, zihin yada duygular tarafindan adapte edilmis bakis acisindan cok farkli olan bakis acisina saygi gostermektir. Duygular hisseder ve tepi verir. Bunlar, uyarimlara aninda tepki veren deniz lalesi (sea aneone)’ni kapanan kollari gibi anidir. Aci, duygusal olarak kapanmaniza neden olurken haz, genisleyip kendinizi ozgur hissetmenizi saglar.

Ote yandan zihin, daha agir bir sekilde isler. Genis bir anilar dosyasina sahiptir ve surekli bunlarin arasinda gidip gelir. Yeniyi, eskiyle karsilastirip karar verir; bu iyidir, su kotudur, su tekrarlanabilir ama bu tekrarlanamaz. Duygular ise bir duruma, kendiligindenlikle aglayan ve gulen bir bebek gibi dusunmeden, ani tepkiler verir. Zihin, hafiza bankasina basvurup gecikmis bir tepki verir.

Buyucude her iki tepki de yoktur; ne ani, ne de gecikmis; o, sadece vardir. Dunyayi gorur ve her ne oluyorsa birakir olsun. Ancak bu, pasif bir davranis degildir. Buyucunun dunyasindaki herseyin temeli, “Ben herseyim” bilgisine dayanir. Bu yuzden buyucu, dunyayi oldugu gibi kabul ederken, herseyi kendini kabullenmenin isiginda, yani sevginin isiginda gorur. Buyucunun sevgi tabirinin sessizlikte gizli olusu ilginctir. Duygular acisindan sevgi, bir hissin ani kabarisidir; bastan cikarici bir uyarana karsi duyulan kuvvetli bir cekilim. Zihinin de kendi yontemleri vardir ama cok farkli degildir: zihin gecmiste haz vermis deneyimleri tekrarlamayi sever. Temelde “Bunu seviyorum” demek, “Daha once yapmaktan cok hoslandigim bu seyi tekrarlamayi seviyorum” demektir. Iste bu yuzden zihin de, duygular da secicidir. Secmek yanlis degildir ama caba gerektirir. Her ne kadar caba sarfetmenin iyi oldugu ve cabasiz bir sey elde edilemeyecegi ogretilse de, durum boyle degildir. Varlik, cabayla lde edilmez.

Daha ince duzeylerde, secmek reddetmeyi de beraberinde getirir. “Bundan hoslaniyorum” demeden once diger tum secenekleri reddetmeniz gerekir. Reddettigimiz seyler, korkulardan dolayi ustu kapatilmaya egilimlidir. Zihin ve duygular, aci ve izdiraba tarafsizca yaklasmazlar; korkar ve reddederler. Bu secme aliskanligi cok enerji harcatir cunku zihin surekli incinme, hayal kirikligi, yalnizlik ve diger tum aci verici deneyimlerin tekrarlanmamasi icin tetikte bekler. Peki zihin ne zaman sessiz kalacak?

Sessizligin olmadigi yerde buyucuye yer yoktur. Sessizlik olmadan yasama hakkettigi deger verilemez ki bu acmamis bir gulun yapraklari kadar narindir. Olumluler, buyuculerin korkusuz yasadiklarini gorduklerinden dolayi onlara akil danismaya gelmislerdir. Buyuculer baslarina gelen herseyi kabul ederler, hatta bagirlarina basarlar. Olumluler, “Bunu nasil beceriyorsun?” diye sordugunda, buyucunun cevabi su oldu: “Icine bak, sadece huzurun oldugu yere.”

Oyleyse Merlin’in dunyasina girerken ilk adim, bunun var oldugunu kabul etmektir.- bu yeterlidir. Bu derse basladiginzda zihniniz, kendisininkinden farkli, gecerli olan baska bir bakis acisina”Hayir!” diyerek isyan edebilir. Duygularinizda guvensizlik, endise, sikinti, suphe ve nefret ile buna katilabilir- her ne cikarsa. Bu hislere karsi koymayin. Bunlar, ayirip secmenin eski ve aliskanlik yapmis halleridir.Zihin, reddederek kendini onemli kilar. Yillarca, hos olmayan seyleri uzak tutarak size hizmet etti. Soru sudur: Zihnin taktikleri ise yaradi mi? Zihin, sizi zeki kilmada basarili olabilir ancak sizi mutlu, doygun ve kendinizle barisik yapmak icin yeterli donanima sahip degildir.

Merlin, zihinle tartismaz. Tum tartismalar dusunmekten dogar ve buyucu dusunmez. O, gorur. Bu, mucizevi olana acilan kapidir cunku icinizde ne gorurseniz disariya da onu yansitirsiniz. Bu ilk dersi yasayin. Birakin bilgeligin irmagi varliginiz derinlerindeki gizli gecitlere sizsin ve gozlemleyin.

Buyucu icinizdedir ve bir tek seyi ister: Dogmayi.

 

“Buyucunun Yolu: Istediginiz hayati yaratmak icin 20 ruhsal ders”, Deepak Chopra. Dharma yayinlari, 1999 mayis. Turkcesi: Levent Kartal

Holistik Saglik Testi


Dunya Saglik Orgutune gore saglik; fiziksel, zihinsel ve sosyal sagligin butunsel durumudur. Saglik, hastaligin yoklugu degildir. Saglikli yasamanin asil anlami ideal sagliga ulasmak icin yapilan stratejiler, hareketler ve adimlardir. Saglikli yasamak, sorumluluk almayi ve simdi ile gelecek icin akilli ve saglikli kararlar almayi gerektirir. Duzgun beslenmek, fit olmak, duygusal ve spirituel acidan saglikli olmak ve bunlari korumak  saglikli yasamin parcasidir. Bu yuzden butun bedenlerinizin total sagliga kavusmasi icin her bir bedeninizin dengeli bir harmoni icinde calismasi gerekir.

  • Bedeniniz yada Fiziksel siz; iyi beslenmeyi, uygun kiloyu, yararli egzersizleri, yeterli dinlenmeyi ve uygun stres yonetimini gerektirir.
  • Zihinsel yada Duygusal siz; kendisini destekleyen tavirlar, pozitif dusunce ve bakis acilariyla olumlu kisisel imaji gerektirir. Ayrica affediciligi, sevgiyi ve merhameti kabul edebilmeli ve verebilmeslisiniz. Kahkaha atmali ve mutlulugu deneyimlemelisiniz; hem kendinizle hem baskalariyla neseli iliskiler icinde olmalisiniz.
  • Ruhsal siz; icsel sakinligi, yaraticiliga olan acikliginizi ve icsel sesinize guvenmenizi gerektirir. Ve bazilari icin bu spirituel gucle daha fazla baglanti kurulmasi gerekir.

Hepimiz fiziksel dengemiz bozuldugu zaman hissederiz. Vucudumuz hemen cevap verir. Yorgun hissederiz yada grip oluruz yada kronik bir hastaligimiz olur. Fakat duygusal ve spirituel bedenlerimizin dengesinin bozuldugunu nasil anlariz?

Amerikan Holistik Saglik Dernegi bunun icin bir test gelistirdi:

  • Baslayacaginiz yeni gun icin coskuyla uyaniyor musunuz?
  • Yapmak istediklerinizi yapabilecek yuksek enerjiye sahip misiniz?
  • Kolay ve cok guler misiniz, ozellikle de kendinize?
  • Hayatinizdaki zorluklara kendinizden emin olarak cozumler buluyor musunuz?
  • Kendinizi degerli ve itibarli goruyor musunuz?
  • Baskalarini takdir ediyor musunuz ve bunu belirtiyor musunuz?
  • Sicak ve dusunceli bir arkadas cemberine sahip misiniz?
  • Her gun verdiginiz kararlar sizi hedeflediklerinize goturuyor mu?

Eger bu sorularin cogunluguna ‘evet’ dediyseniz, tebrikler. Ama birden fazlasina ‘hayir’ dediyseniz, hayatinizin o alaninda degisiklik yapmak isteyebilirsiniz.

Oturun ve kendi saglikli yasam planinizi cikarin. Negatif aliskanliklarinizi yazin ( sigara, fazla alkol tuketimi gibi). Hatta cinsel aliskanliklarinizi da gozden gecirebilirsiniz, guvenli olmayan seks yaptiniz mi kendinize sorun. Simdi guncel saglik durumunuzu listeleyin.  Holistik saglik testi, saglik planiniza eklemeniz gereken alanlari size gosterdi, onlari da ekleyin. Simdi plan yapma zamani:

Istediginiz kadar hedef ekleyebilirsiniz. Planinizi yazmayi bitirdikten sonra sira onlari oncelendirmeye geldi. Once en onemli birkac hedefi ele alin ve onlarla baslayin. Butun hedeflerinizi bir anda yapmak basarisizliga yol acar. Her ay 1-2 durumla ilgilenin. Total sagliga kavusmak sorumluluk almayi, kendinize soz vermeyi, bir saglik plani yapmayi ve harekete gecmeyi gerektirir. Iste size basit adimlar:

Her durumda pozitif kalmaya calisacagim.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

Duygu ve dusuncelerimin daha farkinda olacagim.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

 

Saglikli beslenecegim.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

 

Kendimi ve yaraticiligimi takdir ediyorum.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

 

Duzenli spor yapiyorum.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

 

Sigara, alkol ve diger maddeleri birakiyorum.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

 

Yeni fikirlere acik olacagim.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

Yeterli dinlenecegim.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

Degisimi istekle kabul ediyorum.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

Duygularimi uygun sekilde ifade ediyorum.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

Kararlarimi en yuksek yararima olacak sekilde veriyorum.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

Kendime ve baskalarina saygi duyuyorum.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

Onleyici saglik  kurallarima uyacagim.

Beni bu hedefe goturecek adimlar:

http://www.healthy-holistic-living.com/Definition-of-Holistic-Health.html

Bolluk Bereket Şifa Programı


Nedir? “Dilediğini iste ve sana dönsün” Tanrı’nın bizden yapmamızı istediği şeydir. Tanrı herkese yetecek kadar çok, hayal edilemeyecek kadar fazla bolluğu ve bereketi olan bir evren yarattı. Tek yapmanız gereken İlahi Doğum Hakkınız olan bolluk ve bereketin kapısını çalmaktır ve o size açılır.

Amaç? Amaç sizi ‘Bolluk ve Bereket Kanalına’ çekmektir. Evren sizi, olabildiğiniz kadar siz olmanız için bekliyor. Bolluk ve bereket sizin tam olarak bilinçli bir birey olmanızın vesilesidir. Eğer gerçekten hayatınızda ilerlemeye hazırsanız, bu Bolluk ve Bereket Şifa Programı size oraya götürecektir.

Hazırlık? Bu çalışmayı 60 gün boyunca her gun yapmaya söz vermeniz, sorumluluğu almanız gereklidir.  Eğer bir günü kaçırırsanız, programa tekrar baştan başlamanız gerekmektedir. Tam olarak 60 gün boyunca bu şifa programını tamamladıklarında, pek çok insanin hayatlarının daha iyiye doğru dönüştüğünü fark ettiler.

Bu program nasıl uygulayacağız?

Bu alıştırma her gün 15 dakika boyunca yapılmalıdır. Alıştırmaların sırası önemlidir. Sırasıyla yapılmalıdır. 3 bolümden oluşmaktadır:

  1. 1. Bolluk ve Bereket Şifa Duası ( 2 dk.)
  2. 2. Bolluk ve Bereket Olumlamaları (12 dk.)
  3. 3. Bolluk ve Bereket Şifa Anahtarları (1 dk.)

1> Bolluk ve Bereket Şifa Duası

Teşekkür ederim Tanrım. Simdi bilinçaltımda paraya ve bolluğa olan tavırlarımın içsel şifasını kabul ediyorum. Bütün kalbimle bu iyileşmenin tüm yanlarını minnettarlık, teşekkür ve sevgiyle kabul ediyorum. Sadece bir tek Yaratıcı Sebep vardır, o da Tanri. Sadece bir tek ortak bilinç vardır, o da Tanrı. Sadece bir tek yaşam vardır, o da Tanrı. Sadece bir tek öz vardır, o da Tanrı. Sadece bir tek kaynak vardır, o da Tanrı.

Bu mevcut sürekli yayılan evren, Tanrının medarı iftiharıdır. Evren esnek, akıcı, ilerleyen bir yaratıdır. Yaratıcılık, Bilinç, Hayat ve Tanrının Özüyle birlikte tamamen canlıdır. Tanrı, herkesin bu evrensel bolluk ve bereketin ihtişamını paylaşması demektir. Tanrı benim için onun bolluk ve bereketini paylaşmam demektir.

Tanrı beni yarattı o halde onun isteğinin bir aracıyım. Tanrı beni yarattı böylece benim içimden kendini gösterdi. Tanrı beni ilahi sevgi ve bilgeliğin bir kanalı olmam için yarattı. Tanrının isteklerini yerine getirebilmek, onun işlerini yapabilmek ve Tanrının sevgisini alabilmek ve bu olası basarîyi meydana getirebilmek için evrendeki tüm olası kanallardan gelen bolluk ve berekete açığım. Bolluk ve bereketin bana dönmesini hak ediyorum ve buna layığım.

Bu yüzden Tanrı’nın bolluk ve bereketin para, enerji, neşe ve sevgi kalıplarındaki sirkülâsyonunu kabul ediyorum. Para benim için Tanrı’nın bana olan sevgisinin fiziksel manifestosudur.  Para, Tanrı’nın mali işler dünyası ruhunun dolaşımıdır. Para, Tanrı’nın hayatımdaki hareketidir ve herkese karsı harika bir biçimde, bütünsel olarak bir kutsanmadır.

Evrenin bolluğuna dâhil olmak benim doğuştan gelen hakkımdır. Parasal bolluğa sahip olmayı hak ediyorum ve hayatımda bu parayla zenginleşiyorum. Tüm istediklerim ve ihtiyaçlarım için gerekenden daha fazla paraya sahibim. Her zaman paramı akıllıca ve sorumluca kullanıyorum. Parayla ilgili cömerdim ve onu hem kendim hem de diğer tüm kişilerin en yüksek hayrına olması için dolaştırıyorum. Paranın bana ve diğerlerine iyi olduğunu biliyorum.

Para, Tanrı’nın hayatımdaki aktivitesinde, banka hesaplarımda, yatırımlarımda ve elimi koyduğum her şeydedir.  Benim param Tanrı’nın parasıdır: İçeri ve dışarı akmasına izin veriyorum. Bütün düşlerimi yerine getirmek için gereken desteği sağlayacak olan paranın kullanılabilir olduğuna olan inancıma her zaman güveniyorum.

Paramı verdiğimde, onun bana binlerce kat daha fazla geleceğini biliyorum. Para bana özgürlük getirir. Para beni keyiflendirir: Onu takdir ediyorum ve Tanrı’ya onun için teşekkür ediyorum. Bu özgürce akan bolluk ve bereketin her zaman bana aktığını ve Dünya sona ermeksizin devam edeceğini biliyorum ve bileceğim. Tüm bu inançlarımı simdi gerçekliğime dönüştürüyorum. Amin.

2> Bolluk ve Bereket Şifa Olumlamaları:

Toplamda 12 olumlama var. Her olumlamanın altında anlamını anlatan bir açıklaması var. Her olumlamayı niçin yaptığınızı anlamanız oldukça önemli. Olumlamaları kendinize sesli okurken gereken duygu ve hissi ortaya koyun. Sessiz de söyleyebilirsiniz ama sesli konuşursanız daha güçlü olurlar.

SADECE OLUMLAMALARI SOYLEYIN, ACIKLAMALARI DEGIL. Olumlamalara kelime olarak sadik kalın, kendiniz değiştirmeyin.  Eğer herhangi bir kelime sizi rahatsız ediyorsa onu değiştirebilirsiniz ama bu olumlamalarin bu kelimelerle verilmesinin bir amacı olduğunu unutmayın. Herhangi bir değişiklik yapmadan önce onlarla çalışmaya calisin.

Her zaman her yerde var olan Tanrı’nın Bolluk ve Bereket evrenini paylaşmamı engelleyecek, beni sınırlayan davranışlarımı, tavırlarımı ve inançlarımı atıyorum ve bırakıyorum.  Benim doğuştan hakkim olan Bolluk ve Bereketi talep etmeyi hak ediyorum ve buna layığım. Benim Bolluğum ve Bereketim herkesin ve her şeyin en yüksek hayrına işler ve diğerleri için de Bolluk ve Bereket yaratır.

  1. 1. Olumlama hakkında: Yeni bir inanç sistemini yüklemeden önce, eskileri kaldırmanız esastır. Şimdiki Bolluk ve Bereket seviyenizden memnun değilseniz, bunun sebebi size sınırlayan, size geride bırakan inançlarınız, tutumlarınız ve davranışlarınızdır.  Bu tür kendinizden kaynaklanan sınırlamalar her zaman sizin kendinize olan değerlilik duygunuzu veya ne kadarını hak ettiğinizi düşünmeniz( genellikle başkalarından miras kalır) ya da Bolluk ve Bereketinizi başkalarından alarak sahip olabileceğiniz gibi korkularınızdan (yanlış bir inanç, mitostur) kaynaklanır. Bu limitlerinizi bırakmanız gerekir- ki bunlar iluzyondur- böylece bolluğa kendiniz açmış olursunuz.

Farkında olmak, anlamak ve Tanrı’nın içimdeki iyiliklerin Kaynağı ve Özü olduğunu bilmek için kendi varlığımı –fiziksel&zihinsel ve ruhsal olarak-Yükseltiyorum.  Tanrı’nın evreninin mükemmelliğini Kabul ediyorum. Mükemmel zamanda, mükemmel bir şekilde, simdi Bereketli bir insan olmam için gereken rehberleri ve derslerimi kendime çekiyorum.

  1. 2. Olumlama hakkında: Bolluk içinde ve Bereketli olmanız için Bolluk ve Bereketin prensiplerine, fiziksel & zihinsel & ruhsal olarak bir bütün olarak kendinizi adamanız gerekir.  Eğer vücudunuz Bolluk ve Bereketle ilgili korkular barındırıyorsa yâda zihniniz bollukla ilgili eski korkularınızı hatırlıyorsa veya spirituel ve dini inançlarınız size azla yetinmenizle ilgili inançlar yerleştirdiyse, bolluk ve bereket içinde ilerlemeden önce bu problemlerden kurtulmanız gerekmektedir. Evrenin en büyük zenginliklerinden biri de öğrenebileceğiniz başkalarının olması yâda öğretebileceğiniz başkalarının olmasıdır, bu da sizin bolluk anlayışınıza büyük bir kavrayış getirir.

Tanrı boldur, sürekli ve sabit Bolluk/Berekettir, her zaman ve her yerde olan zengin Evrenin özüdür. Bu her zaman temin edinen sonsuz zenginlik Kaynağı ben olarak bireyselleşti- benim Gerçeğim olarak.

  1. Olumlama hakkında: Gökyüzünde yıldızlara baktığınızda Tanrı’nın yaratımının mucizelerinin sadece ufacık bir parçasını görüyorsunuz.  Her bir kişi için yeterli sayıda görünen sahip olabileceği birer yıldız var.  Daha keşfedilmeyi beklemeyen bir o kadar da çok yıldız daha var. Kendinizin bir yıldız olduğunu düşünün ve bir sürü gezegenin sadece sizin kullanımınız için ganimetlerini olduğunu düşleyin. Simdi eğer ihtiyaç duyarsanız kullanabileceğiniz başka yıldızların, gezegenlerin ve ganimetlerin olduğunun farkına varın. Bildiğinizden yâda hayal edebildiğinizden daha fazlasının olduğunu bilin. İste simdi Bolluk ve Bereketin gerçek doğasını anlamaya başladınız.

Tanrı’nın benim dolu ve sonsuz Bolluk ve Bereketim olduğunun bilincindeyim. Tanrı’nın benim Sonsuz Zenginliğimdeki sürekli hareketinin her zaman bilincindeyim.  Benim bilincim Gerçekliğin Işığı ile doludur. Ben sınırsız bir varlığım.

  1. 4. Olumlama hakkında: ‘Paranın kötülüklerin kaynağı olduğu’, ‘Paranın kirli olduğu’ fikirleri İnsan bilincinin derinine islemiştir. Gerçek şu ki, para sadece Tanrı’nın Dünya üzerindeki işlerini, insanlarının yerine getirebilmesi için dışa vurulmuş bir ruhtan başka bir şey değildir. Doğum hakkınız olan Bolluk ve Bereketi açabilmeniz için bilincinize kök salması gereken bu ruh tabanlı programın kökleri de Dürüstlük, Doğruluk ve Bütünlüktür.

İçimdeki Tanrı’nın sürekli devam eden aktivitesine olan farkindaligim, anlayışım ve bilgim benim Bolluk İkmallerimdir/İhtiyaçlarımdır.  Benim bu Doğruluğa olan farkindaligim benim bolluğumu yaratır.

  1. 5. Olumlama hakkında: Bolluk ve Bereket, evrenin size sağladığı ‘bütün olanaklara’ olan açıklığınızdan gelir. Eksiklik genellikle belirli birine yâda bir sonuca olan insani bağlanma duygusundan ileri gelir. Bu sizi sınırlayan bağlılıklar bırakıldığında özgür ruhunuz kendisini, sizin evreninizde olabilecek en mükemmel olanakları yaratır. Çoğunlukla ruhunuz size tamamen değişik bir sonuç yaratacaktır ve bu sizin hayal edebileceğinizden daha iyi bir sonuçtur.

Kaynağım olarak Tanrı’nın bilinciyle, Ruhun özünü kendi benliğime çekerim. Bu Öz, benim teminim ve bu sebeple içimdeki Tanrı’nın bilinci benim Bolluk ve Bereket teminimdir.

  1. 6. Olumlama Hakkında: Herkes – fark etsinler yâda etmesinler- Tanrı için çalışıyor. Tanrı size sağlık, yetenek, iş ve para formlarında gelen Bolluk ve Berekettir. Bolluk ve Bereket eksikliğinin nedeni, zenginliğinizin insanlar tarafından yapılmış kurumlara bağlı olduğu iluzyonuna kendi dikkat ve inançlarınızı koymanızdır. Bolluk ve Bereket kaynağa duyduğumuz tüm güvenden gelir.

Benim Bol içsel ihtiyaçlarım hemen ve sürekli şekle girer ve isteklerime göre deneyimlenir. Tanrı hem ihtiyaçlarımı hem de isteklerimi içimdeki Bolluk ve Bereket Temini Prensiplerine göre toplamını yerine getirir.

  1. 7. Olumlama Hakkında: ‘Aradıklarınız aramanıza sebep olur’. Basitçe söylemek gerekirse, düşleriniz var çünkü Tanrı bu düşleri sizin aklınıza soktu. Tanrı bunları oraya koydu çünkü sizin onları tamamlayabileceğinizi söylüyor. Bolluk ve Bereket, Tanrı’nın sizin içinizde yarattığı her türlü ihtiyaç ve isteklerinizin desteklediği ‘şekil ve deneyim’ lerin tamamlanmasıdır.

İçimdeki Tanrı her zaman Bolluk ve Bereketin bol sarf eden gerçek doğasını ifade ediyor. Bu gerçeğin farkındayım, tamamıyla eskileri bırakmaya ve Tanrı’nın benim her türlü görünüşüme yeterli Bolluk ve Bereketi şeklinde hayatıma girmesine izin veriyorum.

  1. 8. Olumlama Hakkında: Bütün evreni sonsuza dek sarmalayan yıldız denizini tekrar düşünün. Bu enginliği tasarlamış Tanrı eksikliği bilmez. Bizim sınırlı akıllarımız Tanrı’nın görkemli yaratımının bütünlüğünün bolluğunu kavrayamaz, bu yüzden onun sınırlarını eksiklik iluzyonu olarak algılarız. ‘Salıverme ve Tanrı’ya izin vermek’ ruhun, bizim kendi kendimize kavrayamadığımız Bolluk ve Bereket yönlerine bizi göndermesidir. Tanrı’nın ve evrenin sizin için yaratacağı her zaman sizin kendi kendinize yaratacaginizdan daha iyidir. Bırakın olsun…

Benim Bolluk ve Bereket Kaynağım olarak içimdeki Tanrı bilincim beni yükselten ve Bolluk Zenginliğinin Anayolunda tutandır. Bu eksiksiz farkindalik, anlayış ve Tanrı’nın bilgisi bu anayolda her türlü şekil ve deneyim olarak ortaya çıkar.

  1. 9. Olumlama Hakkında: Toplumdan para ve bolluk/bereket hakkında yanlış tutumlar devralırız.  Gerçek şudur ki para ve bolluk/bereket iyi veya kötü değildir ama içinde ve dışında tarafsızdır/nötrdür. Sadece onları kullanışımıza bağlı olarak pozitif ve negatif sonuçlar doğururlar.  Para ve bolluk/bereket şimdi olduğunuzdan daha fazlanız olmanıza izin verir.  Şu andaki siz, şimdiye dek deneyimlediklerinizin yâda olacağınız yâda önceki yaşamlarınızda olduklarınızın bir göstergesidir.

Benim eksiksiz tamamlanmam olan içimdeki Tanrı benliğimin farkındayım. İlahi Bolluk ve Bereket eyleminin ebediyen hayatımda çalıştığını biliyorum. Yaratıcı Enerji akışının sürekli, kolayca ve çaba harcamadan Tanrı tarafından benim bilinçli farkındalığıma aktığının farkındayım.

  1. 10. Olumlama Hakkında: Bedenlerimizin güçsüzleştiği ve zihinlerimizin unutkanlaştığı dünyada, keyif ve acı bizi ‘insan seklindeki spirituel ruhlar’ olarak değişmemize motive eden kuvvetli güçlerdir. Bizden önce sürekli, kolayca ve çaba harcamadan bir şeyler oluştuğunda doğru yolda olduğumuzu biliriz.  Uğraşma, acı yâda eksiklik olduğunda bu bizi cezalandırmak için değil farklı seçimler yapmamız için bizi motive etmek amaçlıdır, böylece doğum hakkımız olan neşeyi, sevgiyi ve bolluğu/bereketi deneyimleyebilelim.

Bütün odağımı içimdeki Tanrı’ya veririm çünkü benim Bolluk/Bereket Zenginliğimin tek sebebidir.  Tanrı’yı her şeyin özü olarak Kabul ediyorum. Bolluk ve Bereketin içimdeki harekete geçen prensiplerine inancım var.

  1. 11. Olumlama Hakkında: Tanrı’ya inanmak –İlahi Bolluk/Berekete, Sevgiye ve Merhamete- mantık ve bilimin gidemediği ve ‘pratik’ bir yararı olmayan boşlukları doldurur. Bu boşluklar atasözlerinde olduğu gibi sizden bir inanç sıçraması yapmanıza zorlamak için vardır ki böylece Tanrı’ya olan inancınız tamamlanmış olsun. Sonuç olarak inanç, nereye gideceğinizi tam olarak bilmeden gideceğiniz yere varacağınıza olan güveninizdir yâda o yolda neye ihtiyacınız olacağıdır. Bolluk ve Bereketin her ne zaman ihtiyacınız olursa orada olacağına güvenin.

Bolluk ve Bereket içinde yasadıkça, Bolluk ve Bereket ile hizmet eder ve veririm.  Almak ve vermek her zaman benim içimde dengededir. Kendimi onurlandırdıkça,  seni de, Tanrı’yı da, kaynağı da ve kendim için olan nedeni de onurlandırırım. Bende olanı, elimden gelenin en iyisi olmak için kullanırım.  En büyük bolluk benim ben olmamdır, hayatimi yasamamdır ve sana hizmetimi vermemdir.

  1. 12. Olumlama Hakkında: Evren Tanrı’nın islerini yapmakla ilgilidir. Eğer gerçekten anlam taşıdığın işi iyi yaparsan, iş artik sıkıntı, caba ve mücadele olmaktan çıkar. Is yapmaktan hoşlandığın şeydir ve kolay, çaba gerektirmeyen ve keyifli bir anlam taşır. Kalbinden hizmette bulunduğun zaman, evrenden binlerce kat halinde sana dönen bolluk ve bereketi alırsın. Bu alma ve vermenin daha büyük devirleridir, daha büyük çemberleridir, daha hızlı dönüşleridir ki böylece Tanrı’nın bütün varlıklarının paylaşması ve tadını çıkarması için genişlik ve bolluk/bereketi yaratılır.

3> Bolluk ve Bereket Şifa Anahtarları

Toplamda 6 anahtar var. Her anahtarın altında onun anlamının açıklaması var. Her anahtarı niçin Kabul ettiğinizi anlamanız çok önemli. Her anahtarı sessizce söyleyin çünkü anahtarları zihincinizi yeniden programlamak ve onu bolluk/bereket için koşullama adına kullanacaksınız (olumlamalar sizin evreninizi programlamak içindi).

SADECE ANAHTARLARI SOYLEYIN, ALTINDAKI ACIKLAMALARI DEGIL. Çok gerekli olmadıkça anahtarları değiştirmeyin.

Bu hayatta özel ve eşsiz bir görevim var ki bunu her gün her şekilde takdir ediyorum.  Amacımın benim tarafımdan, başkaları ve Tanrı tarafından her zaman desteklenmesini umut ediyorum. Bu beklenti her zaman karşılanır.

  1. 1. Anahtar Hakkında: Kendine ve diğerlerine en iyi hizmeti verdiğin zaman, Tanrı’nın sevgisini ifade etmiş olursun. ‘Sevdiğin işi yap ve para gelir’ sözü doğrudur.

Özel amacımı, kendimin ve etrafımdakilerin eşsizliğini tamamen takdir ederek sürdürürüm. Benliğimi diğerlerinin dayatmaya çalıştığı negatiflikler, yargılamalar ve dogmalardan serbest bırakıyorum. Kendi benliğimi gerçekligin ışığıyla, açıklığın sıcaklığıyla ve sevgi dolu iyiliğin ruhu ile dolduruyorum.

  1. 2. Anahtar Hakkında: Gerçek su ki, ‘iyi insanlar önce bitirir’. Müşterisine (dolayısıyla evrene) hizmete odaklanmış firmalar ve insanlar, gerçekten başarılı olanlar ve devasa-zenginliği kazananlardır. Başkalarına kendinize davranılması istediğiniz gibi davranırsanız, sayısız zenginliğin kapısını açarsınız.

Amacımın tamamlanması için her turlu olası kanallara açığım. Kendimin ve başkalarının başarılarıyla keyiflenirim. Başarısızlık sayılmış mevcut durumları öğrenme ve hediye olarak görürüm. Başarı yâda başarısızlık olarak açıklanmış olsun yaptıklarımın hepsi, herkesin en yüksek hayrı içindir.

  1. 3. Anahtar Hakkında: Herhangi biri düş yada istek tamamlanabilir çünkü evrenin bolluk ve bereketi sınırsızdır. Tamamlanmayı sınırlayan şeyler kanalların ne olacağı hakkındaki negatif yargılamalar yâda başarı ve başarısızlık olarak adlandırılan şeylerin ne olması gerektiğidir.  Herkesin en yüksek hayrı için hizmet ettiğiniz zaman, kaçınılmaz şekilde daha büyük bir bolluk/bereketin içinde çekilirsiniz.

Benim özel amacımın tamamlanması için gereken her neyse isterim ve alırım. Amacıma niyetime olan eksiksiz bütünlük, açıklık ve kararlılıkla odaklanırım. Benim niyetimin saflığı yolumdaki bütün engelleri aşar.

  1. 4. Anahtar Hakkında: Niyetinin saflığı, her zaman hedefine ulaşman için önüne çıkan engelleri aşman için seni ileri iter. Engellerin boyunca yolunda çalıştıkça, bu problemlerin her zaman sana ellerinde hediyelerle geldiklerini göreceksin. Kararlılık, açıklık ve eksiksiz bütünlük yoluna çıkan hediyeleri Kabul etmene ve görünür eksiklikten bolluk ve bereket yaratmada kullanman için izin verir.

Özel amacımın etrafımda doğallıkla, kolayca ve çaba sarf etmeden açılmasına izin veriyorum.  Ben kendi özel amacımı takip ederken, karsılaştığım diğer tüm kişilere olabildiğim kadar yardımcı oluyorum. Hizmet ettikçe hizmet alıyorum, Sevgiyi alıyorum ve veriyorum.

  1. 5. Anahtar Hakkında: Hayatinin anlamını takdir ettiğin zaman, senin en yüksek potansiyelinden faydalanırsın. Varlığının bütün zengin genişliği hedefini fizikalitede meydana getirebilmen için sana açılır. Hayatin kararlılık ve açıklık ile akar. Başkalarının hedeflerini meydana getirebilmeleri için yardımcı olman daha iyidir. Bu diğerleri de karşılığında seni motive ederler ve desteklerler. Uzun vadede, herkes sevgiyi alıp verme yeteneğiyle ortak zenginleşme hedefine ulaşmada daha iyi olacaktır.

Hayatin bana verdiği bütün hediyeleri için gerçekten müteşekkürüm ve minnettarım.  Hayatımın özel amacına ulaşmak için elimden gelenin en iyisini yapıyorum.  Ben her zaman en yüksek ideallerim için yasarım. Bütün iyi dilekler sürekli aksin inşallah.

  1. 6. Anahtar Hakkında: Hayatında kalbinden sevecenlikle, teşekkürle ve minnettarlıkla koyduğun her şey, sana binlerce kat daha fazla geri döner. ‘Sevgi ve yetenek birleştiğinde, bir şaheser bekle’ sözünü duymuşsunuzdur. En yüksek ideallerinizin altında kararlar aldığınızda, evrende size ayni şekilde cevap verir.

Bu program Nazi Katliamından dolayı hayata küsmüş birini bile mutlu ve umutlu bir insana dönüştürmüştür. Bunu bilmenizin tek yolu sizin bu program denemenizdir. Diğer tarafta görüşürüz!

Credits: John Randolph Price’in “Prosperity Program”, Sunny Jimenez(HLC)’nin “Treatment for Money” ve Yeni Zelanda Karal Studio’nun “Keys to Abundance” kitaplarindan alıntıların çevirisidir.

Ellerime Sağlık!

Ozge Simsek

%d blogcu bunu beğendi: